Jazz’ın rengi

Jazz’ın rengi

Jazz kelime anlamı olarak emprovizasyon yani doğaçlama demektir. Jazz müziğinde de en önemli unsur doğaçlamadır.Sanatçının kendi yetenek ve marifetlerini konuşturup bir eser ortaya çıkarması ve bu eserin bir tekrarının olmaması esasına dayanır.

Bu müzik 1800’lü yıllarda Amerika’ya getirilen Afrikalı köleler tarafından ortaya çıkmıştır.Afrikalı köleler ülkeye gelirken yanlarında müzik aleti getirmeleri yasaktı bu yüzden de Amerika’da batı müziği enstrümanları ile tanıştılar. 1865’te köleliğin bitmesi ile iş arayışında olan Afro-Amerikan insanlar ucuza satılan enstrümanlar ile müzisyenlik yapmaya başlarlar. O zamanlar adı Jazz değil Ragtimde olan bu türün ilk olarak New Orleans’ta çıktığı söylenir. New Orleans’ta bulunan ‘’Congo Square’’ siyahi müzisyenlerin müzik yapmak için gittiği en ünlü yerdir.Tabi bu müzisyenler şehir dışına çıkması ile yaptıkları müzik yayılıyor ve başka yerlerde de Jazz çalınmaya başlanıyor.

Köleliğin bitmesine rağmen 1880’ler ve 1960’lar arasında Amerika’nın büyük bir bölümünde uygulanan ‘’Jim Crow’’ yasaları vardı. Bu yasalar beyaz ve siyahi insanların bir arada bulunmasını engelleyen yasalardır. Örneğin bir siyahi beyazların olduğu bir mekana gidemez , aynı ofis içinde çalışamaz, bir siyahi ve bir beyaz evlenmezdi. Bir köle olmamasına rağmen Afro-Amerikan insanlar her türlü dezavantaja sahiptiler.

Jazz müziğinin popülerleşmesinin en önemli sebeplerinden biri plak ve gramofonun ünlenmesidir. Özellikle zengin beyazların aldığı ve mekanlarında kullanmaya başlaması müziğin yayılmasına ve ünlenmesine yol açtı.Bir diğer sebep ise siyahilerin köyden şehre göç ederek özellikle de New York, Los Angeles ve Chicago gibi yerlere gitmeleri. Zaman geçtikçe insanlar yasaları umursamayıp bir araya gelmeye başlaması ile zengin beyazların olduğu mekanlarda siyahi müzisyenlerin sahneye çıkması ise Jazz’ın zirveye çıkmasına çok yardımcı oldu.

Her türlü endüstride de olduğu gibi müzik endüstrisi de beyazların elindeydi. Bu nedenle siyahi müzisyenler fazlasıyla ırkçılığa ve ayrımcılığa uğradılar. Birkaç şanslı siyahi müzisyen hak ettiği ünü ve başarıyı elde edebildi. Bakınız: Louis Armstrong, Duke Elington, Ella Fitzgerald.

Beyazların tarih boyunca siyahi kültürünü çalma alışkanlığı Jazz müziğini de ele geçirmeyi başardı. Artık Jazz müziği elit ve zengin beyazların müziği haline geldi. Örnek olarak: Ben Bernie, Frank Sinatra, Jack Pettis. Amerika ve Avrupa’da da olduğu gibi ülkemizde de Jazz müziği üst sınıfların dinlediği ve yaptığı bir müziktir.

Afro-Amerikan insanların kültürlerine ait olan müzikler tarih boyunca beyazlar tarafından ele geçirilmiştir. Günümüzde siyahi insanlara karşı ırkçılık, haklarının yok sayılması; ironidir ki konu kültürlerin gelince ortadan kalkar. Örneğin siyahi bir insanın tarihsel anlamda önemli olan bir saç stilinin, yıllar önce bir dalga konusu halindeyken şimdi ise beyazlar tarafından bir “moda” haline getirilmesi. Bu tarz yaklaşımlar doğru değildir. Irkçı olmamak yeter değil, aynı zamanda da kültür ve tarihe de saygı göstermek gerekir.

 

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0