Kültür talanı tam gaz…

Kültür talanı tam gaz…

Ayasofya’nın ibadete açılması tartışması devam ederken iktidardan İstanbul tarihine bir darbe daha yemiştik. 21 Ağustos 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, o bölgede yeni bir camiye ihtiyaç olmamasına, hatta beş dakikalık mesafede Edirnekapı Camii bulunmasına rağmen iktidar küçük bir azınlıl uğruna bir müzeyi daha ibadete açmıştı. Bu gidişle elimizde müze kalmayacak gibi gözüküyor. ‘Siyasete’ açılan müzemiz Kariye Müzesi. Hem mozaik ve freskleri bakımından, hem de dinler tarihi açısından çok önemli olan bu müzeyi yakından tanıyalım.

Kariye Müzesi ya da daha özgün adıyla Azize Kurtarıcı Hora Kilisesi, Aziz Teodius tarafından bir manastır olarak yaptırıldı. 11. yüzyılda I. Aleksios’un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafından yeniden inşa edildi. Günümüzdekine benzer bir tahribat Latin istilası sırasında da oldu ve bu istila sonunda harap olan manastır, Teodor Metokhties tarafından 14. yüzyılda onarıldı. Dış narteks ve pareklezyon bu dönemde yapıya eklendi. 1296’daki büyük depremden sağ çıkan manastır, Osmanlı İmparatorluğundan sağ çıkamadı.

İstanbul’un fethinden 58 yıl sonra II. Bayezid’in sadrazamlarından olan Atik Ali Paşa tarafından camiye dönüştürüldü. Bu dönüşüm sırasında bir minare ve mihrap eklendi. Peki o tarihi mozaik ve freskler ne oldu? Onların üzerine de sıva çektildi. Yapı 29 Ağustos 1945 tarihine kadar cami olarak kalmaya devam etti. Bu tarihten sonra Bakanlar Kurulunun kararı ile müzeye dönüştürülen camide Amerikan Bizans Enstitüsü’nün yaptığı çalışma sonunda sıvayla kapatılan mozaiklerin ve fresklerin üzeri açılarak ortaya çıkarıldı.

Günümüze gelecek olursak, Ayasofya Müzesi’nin ibadete açılmasından bir ay sonra Kariye Müzesi’nin Diyanet’e devredilerek ibadete açılmasına karar verildi. Bu karar da aslında Ayasofya kararı gibi politik bir gösteri halini aldı. Yalnızca tek bir kültüre ait olmayan Kariye Müzesi, siyaset oyunlarının kurbanı oldu diyebiliriz. Bu karar beraberinde ‘fresklerin akıbeti ne olacak?’ sorusunu da beraberinde getirdi.

Kariye Müzesi’nin camiye çevrilmesinden sonra en çok konuşulanlardan biri fresk ve mozaikler oldu. Bir hazineye ev sahipliği yapan Kariye’de Hz. İsa tasvirleri, Hristiyan semboller olmak üzere ikonaların üzerlerinin beyaz perdeyle kapatıldığı görüyoruz. Kariye’nin o sanatsal değeri ve etkileyici yapısı yok edildi. İktidarın sanatsal, kültürel ve tarihi birikime olan düşmanlıkları ancak bu kadar iyi özetlenebilirdi. Sadece fresk ve mozaikler değil, bir dünya mirası beyaz perdeler arkasında kaldı.

 

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0