Kimin geleceği?

Kimin geleceği?

Pandemi süreci boyunca eğitim sisteminin köhneliğini gözler önüne seren birçok olay yaşadık. Halihazırda eşit ve bilimsel bir eğitimden söz edemezken, geçen süreçte eşitlik ve bilimsellik adına bahsedebileceğimiz tek bir konu bile kalmadı. Maddi imkânı olmayan çok büyük bir öğrenci kitlesi, hakkı olan eğitimi almaktan çok uzakta. Her geçen gün tek düzleşen faydasızlıktan uzak yöntemler artışta.

Eğitim sisteminin 20 yıllık süreçte her geçen gün kötüye gittiği, istikrarlı bir sistem oluşturulamadığı değişen Milli Eğitim Bakanı sayısından kendisini belli ediyor. Son olarak Ziya Selçuk’un aracı olduğu eğitim sisteminde “nitelikli okul” kavramını tanıdık. Yani pandemi sürecinden önce de maddi sıkıntılar yaşayan öğrencilerin, eşit bir eğitim alamaması için ellerinden geleni yaptılar. Pandeminin getirisi olan uzaktan eğitim süreci ise bu sorunu daha da büyüttü.

Ülkedeki yönetememe halinin sonucu olarak eğitim kulvarında da yönetememe sıkıntılarının doğduğunu söyleyebiliriz. Benim de bu yazıyı yazmama sebep olan olaya gelelim. Ziya Selçuk sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda isteyen öğrencilerin ilk dönem notlarını baz alarak, ikinci dönem sınav olma zorunluluğunun olmadığını belirtti. Kötü yönetilen pandemi sürecinde çoğu öğrenci için bu olumlu bir gelişme oldu. Kendi başlarına oluşturdukları kamuoyuyla başardılar bunu. Ama asıl sorun “ülkemizin geleceği” diye adlandırdıkları öğrenciler için sistematik, planlı ve programlı bir sistem hazırlayamamış olmaları. Mesela şu an ikinci dönem sınavlarını olmuş lise öğrencileri de var. Onlar adeta boşu boşuna kendilerini riske atıp, toplu taşıma araçlarıyla 5-6 gün boyunca okullara gittiler. Bu örnek yönetememe halinin eğitime yansımasıdır.

Ülke kaynaklarını belli belirsiz yerlere dağıttıkları için ülkeye gelir sağlayacak tek sektör turizm olmuş durumda. Son zamanlardaki politikalarında görüleceği gibi, kendi vatandaşlarını aşılayamayan hükümet, turistler gelecek diye turizm emekçilerini aşılama yarışına girdi. Yayınladıkları “Enjoy, I’m vaccinated.” maskeli reklamla da gözlerinin ne kadar kör olduğunu gösterdiler. Buradan varmak istediğim sonuç şu: Aldıkları önlemlerle turizm sektöründeki yandaşlarını zengin edeceklerine, eğitimin aksamaması için onun yarısı kadar önlem alınmış olunsaydı bugün bu sıkıntıyı konuşuyor olmazdık.

“Ülkemizin geleceği” dediğiniz gençlerin size son bir mesajı var yetkililer: Biz bu ülkenin hem bugünü hem yarınıyız. Size ne bugünü bırakırız ne de yarını.