Geleceksizliğin yeniden ilanı: Torba yasa

Geleceksizliğin yeniden ilanı: Torba yasa

Kıdem tazminatı ve iş güvencesi hakkını hedef alan 51 maddelik torba yasa teklifinin ilk 20 maddesi TBMM’den geçti. Kalan maddeleri görüşülmeye devam ediliyor. Devam ediliyor edilmesine ama bizim açımızdan bu torba yasa ne anlama geliyor?

En sonda söylenmesi gerekileni en başta söyleyerek başlamak istiyoruz. İstihdam adı altında meclise sunulan yasa teklifi, geleceksizlikten ve hak istismarından başka bir şey değil. Kıdem tazminatını bütün halinde kaldıramayan iktidar, elimizde hak diyebileceğimiz son kırıntıları da dağıtarak yok etmeye çalışıyor.

Eğitim hayatımıza devam ederken aynı zamanda ay sonunu denk getirmek için çalışmak zorunda olan milyonlara, bu yasa geleceksizlikten başka bir şey sunmuyor. Yasanın detaylarına kısaca göz attığımızda şunları görüyoruz: Yasa teklifine göre 25 yaş altı işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek, ayda 10 günün altında çalışan 25 yaş altı gençlerin emeklilik primi dahi yatırılmayacak. Biz gençlerin payına,  geçici işçilikle güvencesizlik ve bir anlamda emekli olamamak düşecek. Kısaca özetlemek gerekirse, diyelim ki 3 ayrı iş yerinde ayda toplam 20 gün, 25 gün, hatta 27 gün de çalışmış olsak, her bir işveren açısından 10 günden az çalışma söz konusu olduğunda bu çalışma süreleri emeklilikte dikkate alınmayacak. Yani emekli olmamız neredeyse imkânsız hale gelecek.

Mecliste gündeme gelen bu değişiklik, kağıtlara basılmış içi boş paragraflardan daha çok, açık bir biçimde geleceğimizi hedef alıyor. Torba yasanın içerisinde biz gençlerin yararına bir şey çıkmadığı ortada. İstihdam paketi olduğu iddia edilen tasarının bir torba yasa ile gündeme getirilmesiyse yasanın içeriğinin istihdam ile yakından uzaktan alakası olmamasından kaynaklanıyor olabilir. Oldu bittiye getirilecek bir tasarıyla, yangından mal kaçırırcasına geleceğimizi ellerimizden koparmaya çalışıyorlar. Genç işsizliğin ülkemizde rekor üstüne rekor kırdığı bir kriz sürecinin içerisinde bu düzenlemenin yeni rekorların kapısını aralayacağı kesin.

Sadece genç işçileri hedef almıyor bu tasarı. İşçilerin yıllara dayanan mücadelesi sonucu kazanılmış kıdem, ihbar tazminatı hakkını, güvenceli çalışmayı, sendikalaşmayı sıfırlayacak. Meclis içerisinde muhalif partiler, çeşitli iş kollarında sendikalar bu yasaya karşı ses çıkarıyor, direniyor. İktidar torba yasayı hızlı bir şekilde meclisten geçirerek yürürlüğe sokmakta kararlı gibi görünüyor. Bu durumda biz gençlere geleceğimizi çalmaya çalışan tasarının karşısında olmaktan başka bir şey düşmüyor, düşmeyecek.

Anlayacağınız, KYK ile geçinemeyen bizlerin, sadece yaşamımızı devam ettirecek kadar ücretlere, güvencesiz biçimde çalıştığı yetmezmiş gibi,  onun yanında elimizde kırıntıları kalan sosyal haklar da yok edilmenin son eşiğinde. Pandemi süresince nefes alıp verirken her geçen dakika hissettiğimiz geleceksizlik, bu yasa ile yeniden ilan edilmiş oluyor. İçinde yaşadığımız bu karanlık sarmalı daha iyi ifade edecek bir tasarı gelmeyecek. Bu tasarı genç köleliğin kanunlaştırılma çabasıdır. Mecliste görüşülen tasarı derhal geri çekilmelidir. İstihdam adı altında bizlere sunulan geleceksizliğe sessiz kalmayacağız, geleceğimizi kurtaracağız!

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0