Evrimsel psikoloji

Evrimsel psikoloji

Evrimsel psikoloji; algının, dilin, davranışların ve zihinsel süreçlerin kökenlerini araştırarak bunların evrim sürecinde ne gibi bazı artılara yol açtığını inceleyen bilim dalıdır. Bu dal, doğal seçilim ve cinsel seçilimin işlevsel bazı sonuçlarını tespit etmek için çalışmanın yanında, insan beyninin evrimleştiği çevresel faktörlere odaklanarak, belirli bir tarihsel dönemde ne gibi adaptasyon gerekliliklerine ihtiyaç duyulduğunu anlamaya çalışır. Evrimsel psikolojiye göre insanın zihin ve davranışları belirli nedenler ve sonuçlar çerçevesinde oluşur ve gelişir. Bunlar belirli bir amaca yönelik ve kendi içerisinde tutarlı olgulardır. Bizim şimdiki insanı anlamamız için gereken şey, bu olguları ve eski insanı, çeşitli yaşam koşullarını ve evrimsel süreç içerisinde onu etkileyen olayları düşünerek ve aralarında bazı bağlantılar kurarak anlamaktır.

İnsan davranışlarının nihai sebeplerini hayatta kalma ve üreme başarısına katkıları bakımından inceleyerek diğer psikoloji alanlarından ayrılan evrimsel psikoloji; işbirliği, sosyal dışlama, kıskançlık, saldırganlık, kişiler arası çekim gibi uzun zamandır bilinen çeşitli psikolojik olgulara yeni ve farklı bakış açıları getirmektedir. Bu tarz spesifik insan davranışlarının incelenmesi yanında kültür gibi daha karmaşık ve toplumsal olguları da inceler.

Evrimsel psikolojinin tarihsel kökenleri, Charles Darwin’in doğal seçilim teorisinden doğar. Türlerin Kökeni’nde, psikolojinin evrimsel temelini öngördüğünü şu sözlerle anlatır:

“Gelecekte çok daha önemli araştırmalara açık alanlar görüyorum. Psikoloji, Bay Herbert Spencer’ın şimdiden attığı temelle, zihni güçlerin ve yeteneklerin ancak yavaş yavaş ve aşamalı olarak kazanılmış olmasının gerekliliğine, güvenle oturtulabilir. İnsanın kökeni ve tarihi daha çok aydınlanacaktır.”

Darwin, daha sonraki kitaplarından ikisinde hayvan duyguları ve psikolojiden bahsetmiş, onun bu çalışmaları William James’in psikolojiye işlevselci yaklaşımına etkide bulunmuştur. İnsan beyninin işleyişini anlamada Darwin’in evrim, adaptasyon ve seçilim teorileri pek çok yardımda bulunmuştur. Akademik bir disiplin olarak evrimsel biyoloji ise 1930 ve 1940’larda modern evrimsel sentez (Darwin’in evrim kuramı ile Mendel’in kalıtım kuramını modern moleküler biyoloji ve matematiksel popülasyon genetiği altında birleştiren kuram) ile ortaya çıkmıştır.

Dikkate alınması ve üzerine nitelikli araştırmalar yapılması uzun bir süre almış olsa da evrimsel psikoloji, günümüzde birçok disiplin tarafından bilinmekte ve bilim dünyasında kendine ait müstakil bir yer edinmektedir. Kendi alanına ait bilimsel dergileri (Evolution and Human Behavior, Evolutionary Psychology vs.) bulunmasının yanında, her geçen yıl bu dalla ilgili yeni kitaplar ve makaleler yayınlanmakta ve çeşitli üniversitelerde evrimsel psikoloji lisansüstü programları yürütülmektedir. Gelişmekte olan ve bu gelişme içerisinde mantıklı veya mantıksız olarak görülebilecek birçok eleştiriye de maruz kalan bu psikoloji alanının deneysel yöntemlerindeki en büyük eksiliklerden biri, araştırmalarda yoğunluklu olarak üniversite öğrencilerinin yer alıyor olması. Bu durum, elde edilen bulgularla ilgili olarak geçerlilik ve temsiliyet sorunlarını akla getirmekte ve aslında bu olay birçok ana akım psikolojinin temel sorunlarından biri olarak görülse de özellikle geçmiş insan ile şimdiki insan arasında bir köprü bağı kurabilecek davranışsal eğilimlerin neden ve amaçlarını sorgulayan ve araştıran bu bilim kolu için bu sorun, daha göze batacak ve sonuçları sorgulatacak bir hale gelmektedir. Onun yanında, geçmişi ve insan davranışının kökenlerini araştıran ve bunu araştırırken büyük bir fosil sorunuyla karşı karşıya kalan evrimsel psikolojinin hangi yöntemi kullanırsa kullansın bu bakımdan eleştirilmekten belki de hiçbir zaman kurtulamayacak durumda olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Her şeye rağmen, insanı ve doğayı ilgilendiren birçok konunun evrimsel süreç bazında değerlendirildiği gibi psikolojinin de bu bağlamda incelenmesi ve açıklanmaya çalışılması, yaşamı ve gerçekliği daha iyi anlamak ve kavramak konusunda bize doğru ya da yanlış birçok sonuca varabileceğimiz yeni olanaklar sunmakta. Bu olanakları kullanmak, bilimsel ve toplumsal yaşama yapılacak yeni katkıların farkına varmak da yeniden bizlere, araştıran ve sorgulayan nesillere kalmakta.

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0