Eğitime bütçe, öğrenciye gelecek!

Eğitime bütçe, öğrenciye gelecek!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 12 gün sürecek 2021 yılı bütçe görüşmeleri, 7 Aralık tarihinde başladı. Öğrencilerin gözleri eğitime olan bütçeye dönmüş durumda. KYK burs/kredi miktarlarında artış olacak mı, KYK borçları silinecek mi, pandemi döneminde oluşan mağduriyetler giderilecek mi vs. gibi hususlar konusunda beklemekteyiz. Bu hususları, yöneticilerin geri plana attığını, geçiştirdiğini görmekte zorlanmıyoruz. Peki eğitime bütçe yok da, kime bütçe var?

 Saray Masrafları

Saray dediğim zaman herkesin nereyi/kimi kastettiğimi anladığını düşünerek devam ediyorum. Ülkenin en fazla masraf yapılan yerlerinden biridir desem yanlış söylemiş olmam. Sarayın günlük harcaması yaklaşık 10 milyon lira1. Gelin sizinle küçük bir hesap yapalım. Diğer harcamaları katmadan düz hesap ile günlük 10 milyon liradan aylık 300 milyon lira. Bu para ile bin liradan 300 bin öğrenciye burs verilebilirdi. Bu parayla pandemi döneminde ‘ahır’ denilen yurtlar yerine daha yaşanılabilir yurtlar yaptırılabilirdi. Bu parayla pandemi döneminde bilgisayarı olmayanlara bilgisayar imkanı, interneti olmayanlara internet imkanı ücretsiz bir şekilde temin edilebilirdi. İktidarın müsrifliği olmasa, daha 18 yaşında olan, bir araba bir ev uğruna yıllarımı harcamak istemiyorum diyen arkadaşımız Furkan Celep hayatta olurdu.

Saraya bütçe var, eğitime bütçe yok!

Meclis Lokantası

Öğrencilerin geçen sene yapılan yemekhane zamlarına seçini çıkarttığı ve en temel taleplerimizden biri olan, yemek hakkımız için verdiğimiz mücadele hepiniz hatırlayacaksınız. Biz, aldığımız 550 TL olan KYK bursu/kredisi ile bırakın diğer masrafları her gün tavuk döner yesek bile paramız yetmeyecektir. Öğrencilere sunulamayan yemek imkanı, ucuz fiyatları nedeniyle sıkça gündeme gelen Meclis lokantalarında sunulabiliyor. Anlaşılıyor ki yemekhane fiyatlarımızın uçukluğunun sebebi kaynak eksikliği değil, edilen bir tercih. Öğrencinin nitelikli ve ucuz yemek hakkı için mücadele ettiği hatta buna karşılık sert müdahalelerde bulunulduğu ülkemizde milletvekilinin çıkıp mecliste çıkan yemek fiyatlarını eleştirmesi ne büyük ironi2.

Meclise bütçe var, eğitime bütçe yok!

Kanal İstanbul

Kanal İstanbul Projesi’ni, aslında Kanal İstanbul Katliamı’nı desek daha doğru olur, hepimiz yakinen veya uzaktan da olsa takip etmekteyiz. Proje; su kaynaklarını, iklimi, hava kirliliğini, ormanı kısacası tüm doğayı etkileyecek. Projenin etkilerini bu yazıda ele almayacağız. Bu yazıda Kanal İstanbul Projesi’ne ayrılan bütçenin Türkiye’nin bütçe açığı kadar olması, bu projenin tümüyle israf olmasından bahsediyorum. Üç ayrı yatırım maliyetini olduğunu görüyoruz3: Çınar Mühendislik ÇED raporunda: 75 milyar TL, Ulaştırma Bakanlığı Temmuz 2018 sunumunda: 20 milyar dolar, Bakan Cahit Turhan’ın açıklaması: 25 milyar dolar. Daha yatırım maliyetini hesaplayamadıkları, bilemedikleri bir projenin yılda 1 milyar dolar gelir getireceğini söylüyorlar.

Bütçe tartışmalarında Kanal İstanbul’a yer verilmiyor ne yazık ki. Bu denli büyük bütçeye sahip bir projenin tartışılmaması ne garip. Bu bütçe ile de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin öğrencilere verdiği burs miktarı ile bursiyer miktarı arttırılabilir, İstanbul’daki tüm okullar yenilenebilir.

Kanal İstanbul’a bütçe var, eğitime bütçe yok!

 KYK Borçları

“KYK borçları silinsin” diyerek talebimizi yükselttiğimiz zaman en çok gelen tepkilerden birisi de “Devlet neden sizin borcunuzu silsin?” olmuştur. Devlete neden borçlu olarak mezun olduğumuz ayrı bir tartışma konusu olarak kenarda dursun. Bizim bu tepkiye verecek tabi ki bir yanıtımız var: Devlet, büyük şirketlerin vergi borçlarını siliyor da öğrencilerin eğitim için aldığı borcu neden silmiyor?

Maliye, iktidarın ihale baronlarının vergi borçlarını çerez parasına indirmiş durumda, vergi cezalarının da tamamını silmiştir. Her yıl bu şekilde 1,5–2 katrilyon vergiyi siliyor. Biz de haklı olarak ülkenin geleceği olan gençlerin de borçlarının silinmesini talep ediyoruz. Pandemi döneminde “Biz Bize Yeteriz” kampanyasında toplanan paranın iki katı Cengiz Holdingin affedilen borcuna denk geliyor4.

Büyük şirketlere bütçe var, eğitime bütçe yok!

İsraf, israf ve yine israf

İsraf düzeni anlatmakla bitmiyor. Çarklar küçük bir azınlık için dönüyor, bize kuru ekmek yemek düşüyor. Pandemi döneminde düzenlenen ‘seçili’ isimlerin konserlerine 30 milyon TL ödeniyor, bize IBAN atılıyor. Hiçbir işe yaramayan Fatih projesi için 3.4 milyar TL çöpe atılıyor, bize internet bağlantısı çok görülüyor. Yıllarca yol/köprü diye övündükleri yapılar için 3 yılda 48 milyar TL ödeme taahhüt ediliyor, bizim içinde 15 TL olan banka hesabımıza haciz konuluyor. 3 telefon operatörünün 5 milyarlık borcu siliniyor, 300 bin gencin KYK borcuna icra geliyor. “İş var, gençler iş beğenmiyor” denilip çift maaşa yakınlarını işe girdiriyorlar, 18-22 yaş arası gençlerin %74.3’ü karın tokluğuna çalışmaya razıyız diyor5. Günlük ısınma masrafı 20 bin TL olan saray yetmiyor; yazlık, kışlık, uçan saraylar yapılıyor, bize açlık sınırının altında yaşamak yoksulluk değildir deniliyor.

İsrafa bütçe var, eğitime bütçe yok!

Eğitim için ayrılması gereken bütçenin nerelere gittiğini birlikte inceledik. Bütçe görüşmeleri ile bağlantılı olarak taleplerimizi yineliyoruz: Ücretsiz ders materyali, ücretsiz teknolojik imkân, öğrenciler için pandemi destek fonu. Taleplerimizin karşılanması için saraya, israf projelere, büyük şirketlere bütçe değil eğitime bütçe!

 

Kaynakça:

 

 

 

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0