Disleksinin farkında mısın?

Disleksinin farkında mısın?

Yazımıza 2017 yılında, Türkiye Disleksili Çocuklar Vakfı Başkanı Toker’in şu sözleri ile giriş yapalım: “Türkiye’deki disleksili çocuk sayısı 120 binin üzerinde.”

Dört sene öncesinde ülkemizde bu denli disleksili bireyin varlığından söz edilmişken, bu oranın artmadığını düşünmek hayalperestliğin de ötesinde olacaktır. Peki biz 2021’de özgül öğrenme güçlüklerinden biri olan disleksinin tanımını, belirtilerini, tedavisini, nedenlerini ne kadar biliyoruz? Disleksinin ne kadar farkındayız?

Disleksi, Fransızca “dyslexie” kelimesi kökenli olup, Latince “dyslexia” sözcüğünden türetilmiştir. Eski Yunanca “leksis”, “okuma” sözcüğünden “dys” ön ekinden türetilmiştir. Yani disleksiyi okuma güçlüğü olarak çevirebiliriz. Disleksinin okul öncesi dönemde ve okul dönemindeki belirtilerini belirtelim ki erkenden farkına varıp tedavisi hakkında doğru kararlar verelim.

 

İlk olarak okul öncesi dönemindeki belirtileri sıralayalım:

 

-Konuşma gecikmesi,

-Nesneleri ve eylemleri isimlendirmede gecikme,

-Kelime bulamama,

-Eylemleri karıştırma,

-Sözcük içinde ses ve hece karıştırma,

-Yakın anlamlı kavramları karıştırma,

-Okuduğunu anlamada ve anlatmada güçlük.

 

Okul dönemi belirtilerinin sayısı çok fazladır bu yüzden bazılarını aktarmak gerekiyor:

 

-Okuma geç ve zor öğrenilir.

-Yavaş ve hatalı okunur.

-Yazı bozuklukları çok sık görülür.

-Matematikte güçlük çekilir.

-Çarpım tablosunu öğrenememe görülür.

-İmla ve noktalama hataları yapılır.

-D ile b, p ile b vb. harfler karıştırılır.

-Okuduğunu anlamada sorun yaşanır.

-Okurken sık sık harfler karıştırılır (“dağ” yerine “bağ”, “sal” yerine “şal” vb.).

-Harflerin sırası karıştırılır (“kız” yerine “zık” veya “ızk” vb.).

-Benzer kelimeler birbirine karıştırılır (“incir” yerine “zincir”, “en” yerine “ne” vb.).

-Ayna görüntüsü ile ters olarak yazma.

-Bazı kelimeler yanlış hecelenir, hece atlanır, heceler tersten okunur ve yazılır.

-Sesli okuma sırasında vurgulamalar inişli- çıkışlı olur ve noktalama işaretleri görülmez.

-Aşırı düzensizlik görülür.

-Dikkat dağınıklığı veya erken unutma görülebilir.

-Geç ve yavaş yazılır.

-Şekiller, semboller ve işaretler tersten algılanır ve yazılır. (“+” yerine “x” kullanma gibi)

-Uyum sorunu görülür.

-Görsel ve işitsel algıda yavaşlık söz konusudur.

-Motor koordinasyon sorunları yaşanır.

 

Belirtilerini öğrendik, artık etrafımızdaki çocuklara bilinçli, ilgili gözlerle bakabiliriz. Bununla birlikte erken teşhis sayesinde kişinin zorlanmasının önüne geçebiliriz. Elbette disleksinin nedenlerine ve tedavisine de bu aşamada değinmeliyiz. İlk önce özgül öğrenme güçlüğünün, nörogelişimsel bir işlev bozukluğu olduğunu belirtelim. Nedenleri net değildir ancak gelişimin  genetik ve çevreden etkilendiği nettir. Annenin doğum öncesinde alkol kullanımı, sigara kullanımı, madde kullanımı, ilaç kullanımı ve geçirdiği enfeksiyonları çevresel etkenler başlığı altında saymamız mümkündür. Doğum esnasında gelişen travmalar ve yenidoğan döneminde yaşanan hastalıklar da özgül öğrenme güçlüğünün oluşmasında kritik rol oynar. Dolayısıyla bu tip etkenler beyinde öğrenme ile ilgili olan bölgelere zarar verir.

 

Disleksi tedavisine gelmeden önce, halk arasında sıklıkla duyduğumuz “Kendi kendine geçer.” ifadesini tamamen çöpe atmamız gerekir. Nörogelişimsel bir bozukluğun kendi kendine geçmesini beklemek, beyhude bir bekleyiştir. Özgül öğrenme güçlüklerinden biri olan disleksinin tedavisinde ilaç kullanılmaktadır ve ilacın etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir. Disleksili bireylerin tedavi olma hakkını ellerinden almamak için onları fark etmeliyiz. Unutmayın ki farkına varmazsak disleksili bireyler sosyal hayattan uzaklaşabilir, okulu bırakabilir ve kötü alışkanlıklar geliştirip psikolojik açıdan zor günler geçirebilirler. Ve son olarak zeka seviyesinden dolayı eğitim göremeyecek durumda olan birey yoktur, engelli olduğu için veya nörogelişimsel bozukluğa bağlı özgül öğrenme güçlüğüne sahip bireylerin eğitimden mahrum kalması gibi bir durum yoktur; eğitime uygun olmayan ortam, şartlar ve fırsat eşitsizliğinin kol gezdiği sistemler vardır.

 

KAYNAKÇA

 

Karaca, Tirit Karaca, Çalış, Yiğit. (2018) Özgül Öğrenme Güçlüğü: Disleksi