Boğaziçi Direnişi 1 Yaşında !

Boğaziçi Direnişi 1 Yaşında !

Geçtiğimiz yılın 2 Ocak günü gece yarısında Boğaziçi Üniversitesi’ne bir cumhurbaşkanı kararnamesiyle 2015’te AKP’den milletvekili aday adayı olmuş, aynı zamanda AKP Sarıyer İlçe Teşkilatı kurucularından olan Melih Bulu rektör olarak atandı. Melih Bulu, geldiği günden görevden alındığı güne kadar başta öğrenciler olmak üzere akademisyenlerin, mezunların ve emekçilerin büyük tepkisiyle karşılaştı. O rektörlük koltuğunda bir gün bile rahat oturamadı.

Melih Bulu’nun yerine geldiği bir diğer kayyum rektör olan Mehmet Özkan’dan çok daha büyük tepki almasının sebepleri Bulu’nun hem Boğaziçi’nin içinden olmaması hem de AKP’li kimliğinin ön planda olması idi. İktidarın Boğaziçi’ne yaptığı saldırıları Bulu’yu atayarak bir üst seviyeye çıkarmasına öğrenciler sessiz kalmadı ve çeşitli öğrenci topluluklarının ve kurumların çağrısıyla 4 Ocak günü yüzlerce öğrencinin katıldığı ve direniş sürecindeki en kitlesel eylemlerden biri yapıldı. Bu eylemde kayyum rektörün istifası için bir araya gelen öğrenciler, Güney Kapı önünde  şiddetli bir polis saldırısına maruz kaldı. Okullarının kapısına çelik kelepçe takıldı. Sonraki gün havuz medyasının saldırıları ile birlikte 17 kişi evlerinin kapıları kırılarak şafak baskınları ile gözaltına alındı ve 3 gün nezarethanede tutuldular. Şubat ayına kadar öğrenciler kampüs içinde, Kadıköy’de ve çeşitli yerlerde, çeşitli biçimlerde eylemliliklerini sürdürmeye devam ettiler.

30 Ocak günü Doğu ve Selo cumhurbaşkanının da hedef göstermesiyle birlikte okulda bulunan sergideki eserleri bahane gösterilerek çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Bunun üzerine öğrenciler 1 Şubat günü Güney Kapı’da bir eylem düzenlemek istediler ancak kapıdaki yoğun polis ablukası ve eyleme katılmak isteyenlerden 108 kişinin daha eylem başlamadan okulun dışından gözaltına alınması üzerine okulun içine geri dönerek rektörlüğün önünde arkadaşlarının serbest bırakılması ve Bulu’nun istifası talepleriyle bekleyişe geçtiler. Ancak Melih Bulu öğrencilerin taleplerine herhangi bir karşılık vermedi. Bununla da yetinmeyip okula çevik kuvvetlerin girmesine ve 51 öğrencinin yerlerde sürüklenerek gözaltına alınmasına sebep oldu. Ertesi gün Kadıköy’de gözaltılara, Doğu ve Selo’nun tutukluluğuna ve kayyumlara karşı düzenlenen eylemde polis saldırılarına devam etti. 23 arkadaşımız daha gözaltına alındı. Bunlardan 9’u ev hapsi alırken Anıl ve Şilan tutuklandı.

Bütün bunlar yaşanırken Beyza ve Muhammed arkadaşlarımız da sosyal medya paylaşımları gibi uydurma gerekçelerle tutuklandılar. Direniş bu şubat günlerinden sonra inişli çıkışlı şekilde devam etti. Arkadaşlarımız aylarca süren uzun tutukluluk süreçlerinin ardından serbest bırakıldılar. Protestoların 6 ayda biteceğini söyleyen Melih Bulu, 6 ayın sonunda kendisi daha fazla direnemedi ve yine bir cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevinden alındı.

Bulu’nun ayrıldığı süreçte akademisyenler güvenoyu sistemiyle bir seçim düzenlediler ve bu seçime katılanların arasında Naci İnci dışında herkes başarılı olmuşken, iktidar Boğaziçi Üniversitesi’ne Naci İnci’yi atadı. Naci İnci göreve geldiği gibi Melih Bulu’nun yarım kalan kayyum icraatlerine devam etti; Can Candan’ın sözleşmesini uzatmadı, öğrencilere disiplin soruşturmalarından uzaklaştırma ve kınama cezaları almasına, okul içindeki polisin ve güvenliğin varlığının güçlendirilmesine, çok sayıda arkadaşımızın gözaltına alınmasına ve en son da Berke ve Perit’ten şikayetçi olarak tutuklanmalarına sebep oldu. Berke ve Perit 6 Ekim’den beri yani 3 ayı aşkın süredir tutuklu haldeler ve duruşmaları 7 Ocak’ta görülecek. Berke ve Perit’e yalnız olmadıklarını göstermek için, Naci İnci ve diğer kayyumlara karşı olduğumuzu göstermek için herkesi 7 Ocak’ta saat 09.00’da Çağlayan Adliyesi önüne bekliyoruz. Berke ve Perit’i aldıktan sonra güçlenerek direnişimize devam edeceğiz. Melih’i gönderdiğimiz gibi Naci’yi de göndereceğiz!

Yazar: Armağan Usta

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0