Bir kuşağı tanımak

Bir kuşağı tanımak

Yazımıza başlarken öncelikle “kuşak” kelimesinin ne anlama geldiğini açıklamakla başlayalım. Kuşak kelimesi TDK’ye göre; yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu anlamına gelir. Bir başka ifadeyle “kuşak” kavramı yeni bir anlayışta ve yeni bir yaşama duygusunda yeni biçimlerde birleşen, eskiden belirgin çizgilerle ayrılan bireyler topluluğu olarak ifade edilmektedir.

Hepimizin bildiği üzere kuşak sınıflandırılması insanların doğdukları zamanlar baz alınarak yapılır. Bu sınıflandırma bir noktaya gelindiğinde doğru bir sınıflandırma olmaz. Aynı zamanda kuşağı oluşturan dönemin şartları ve düşünceleri sınıflandırmada etkili olur. Sınıflandırılan kuşaklar şöyle sıralayabiliriz: Gelenekselciler, Bebek patlaması kuşağı, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı.

Bu yazının amacı kuşakların tanımını yapmak ya da başka kuşaklar hakkında yorumlar yapmak değil. Bu yazının amacı aslında herkesin konuştuğu ve bir türlü konunun muhatabına bakılmaksızın yorum yaptığı Z kuşağını, bu kuşaktan biri olarak ele almaktır.

Siyasete Bakışımız

Günümüz siyasi partilerinin geleceğe yönelik yapılanmalarında mutlaka bizim beklentilerimize kulak vermeleri gerektiği altı çizilmesi gereken konulardan biridir. Fakat siyasi partilerin bu noktada çok yetersiz kaldığının söylemek yanlış olmaz. Partilerin “Z kuşağını kazanmak” adına ürettiği eylemlilikler sorun çözmekten ziyade popülist ve yüzeysel vaatler olarak kalıyor, bu durum da bizim ilgimizi iyiden iyiye kaybetmemize yol açıyor.

Gözümüzü iktidara çevirdiğimiz zaman “Z kuşağını kazanmak” şöyle dursun, verdikleri kararlardan kazanmamak için çabaladıklarını dahi düşünebiliriz. Bunun en somut örneği olarak pandemi döneminde ertelenmeyen üniversiteye geçiş sınavı ile gençlere verilecek önemin aslında turizm gelirlerine verildiğini gördük.

Bizim siyasete bakışımız, muhalefetin sırf bizimle aynı dili konuşuyormuş gibi gözükmek için yaptığı ‘komik(olmayan)’ paylaşımlar, rap şarkıları vs. değil. Bizim siyasete bakışımız, kendine itaatkar bir nesil yaratmak isteyen iktidarın uygulamaları da değil. Bizim siyasete bakışımız, sorunlarımıza en temel çözümleri sunacak bir mücadelenin oluşmasıdır.

Eğitime Bakışımız

Bizler aslında mevcut iktidarın eğitim politikaları dışında başka bir eğitim görmeden büyüdük. Bu uygulamalarda yapılan değişikliklere ve uygulamaların yarattığı etkilere en yakınından şahit olduk. İktidarın yaratmış olduğu en gerici uygulamaları gören bir kuşak olarak, takip ettiğimiz kuşaklara bakıldığında aslında daha din, cinsel kimlik ve etnik köken temelli konularda daha toleranslı ve ilerici olduğumuz görülüyor. Bu durum bizim dindarlık ve milliyetçilik etrafından yürütülen siyasetten daha uzak olduğumuz anlamına gelir.

Her ne kadar erk sahipleri çıkıp, her türlü olumsuzluğu görmezden gelseler de bizler aldığımız eğitimin yetersizliğinin farkındayız. Bu yetersizlik özellikle dünya genelinde yerimize bakıldığı zaman gözümüze çarpmakta. Daha özelinde bakacak olursak lise geçiş sınavlarında, üniversite geçiş sınavlarında vb. uygulamalarda öğrencilerin ortalamalarının ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bunların sebebini bizde değil; her sene değişen ve asla yerine iyisi gelmeyen sınav sistemlerinde, her sene gericileştirilen müfredat değişikliklerinde, ezberciliği dayatan eğitim sisteminde arasınlar.

 Dijital Kuşak

Biz daha çok teknolojinin içinde büyümüş bir kuşağız. Bu durum bazıları tarafından çok abartılmaktadır ve kişilere olağanın üstünde nitelikler yüklenmektedir. İnterneti çok sık kullanmamız ve teknolojiyi yakından takip etmemiz ile önceki kuşaklardan ayrılmaktayız. Sosyal medya kullanımın sıklığı aslında mücadele alanlarını, bizim özelimizde öğrenci mücadelesini de etkilemiştir. Öğrenciler; haklarını aramak, hak gasplarını engellemek ve taleplerini duyurmak için sosyal medyayı kullanmaya başladırlar. Bu doğrultuda sosyal medyanın gücü hiç küçümsenecek kadar değildir. Özellikle ülkemizde hak ve adalet arayışı her geçen gün sosyal medyadan daha aktif bir şekilde yapılırken pandeminin gelişiyle evlere kapanan bizler sosyal medyadaki mücadelenin de öncüsü olma adında emin adımlarla ilerliyoruz.

Geleceksizlik Sorunumuz

Bu kuşağın başına bela olan bir sorun: Geleceksizlik. Koca bir kuşak olarak bu problemle mücadele ediyoruz. 18 yıllık iktidarın geldiği nokta biz gençleri etkiledi, fatura bize çıktı. İş bulma kaygımızın yaş sınırı oldukça düştü, bu durum da istemediğimiz alanlara yönelmemize neden oldu. Artık biz mezun olduktan sonra diplomamızın bir işe yaramadığının farkındayız çünkü bizim gibi milyonlar var. Milyonların arasından kendini öne çıkarma, ben ‘buradayım’ diyebilme çabası bizi bir yarışın içine sürükledi. Yarış devam ediyor ama artık yarışmacılar yorgun düşmüş.

‘Geçinemiyoruz’ diyoruz çünkü okurken çalışmak zorunda kalıyoruz. ‘KYK borçları silinsin’ diyoruz çünkü sırtımızda borç ile mezun olmak zorunda bırakılıyoruz. ‘Eğitimde eşitlik olsun’ diyoruz çünkü gelir eşitsizlikleri içinde okumaya çalışıyoruz. Bugün söylemlerimize bakıldığı zaman aslından taleplerimizin çok temel olduğunu görüyoruz ve sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz.

Öğrenciysem, hakkım var!

Öğrenci hakları sadece bizim kuşağımızı değil eski kuşakları da kapsayacak bir başlık aslında. Bu başlığı da eklemek istedim çünkü bizden öncekileri kapsadığı gibi bizden sonrakileri de kapsayacak bir başlık. Bizim eğitim alma hakkımızın yanı sıra bu eğitimleri sağlıklı devam ettirebilmemiz için barınma, beslenme, kendimizi geliştirebilmemiz için gerekli olan kültürel haklarımız gibi çeşitli haklara sahip olmamız gerekiyor. Bizim eşit, bilimsel ve parasız eğitimi savunmamız gerekiyor. Bu talepler doğrultusunda sesimizi yükseltelim: Dün, bugün ve yarın için öğrenciysen hakkın var!

Bizler bugün çok farklı taleplerle karşınıza çıkmıyoruz. Z Kuşağı olarak; yaşayarak öğrendiğimiz, her geçen gün yeni değer önermeleriyle kendimizi tanımladığımız ve dolayısıyla hakkımızda ‘kesin’ yargılara varmayı epey zorlaştıran bir dinamiğe sahibiz. Ve önemli olan sorunlarımızda ortaklaştığımız gibi mücadelemizde de ortaklaşmak.

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0