Bilimden gelen bir koruyucu: Aşı

Bilimden gelen bir koruyucu: Aşı

Bağışıklık

Bağışıklık ya da immünite, kendine ait olanı tanıma ve tolere etme, kendisinden farklı ve kendisine zarar verecek olanı tanıyıp reddetme kapasitesi ile donatılmış bir biyolojik sistem olarak tanımlanabilir. Bağışıklık sistemi ise, organizmayı hastalık oluşturabilecek çeşitli etkenlere karşı koruyan ve onları ortadan kaldırmaya çalışan işlemlerin toplamıdır. Bağışıklık sisteminin ilk görevi, yabancı maddelerin vücuda girmesini önlemek, herhangi bir şekilde giriş yapan yabancı maddeye karşı bir tepki oluşturarak onun yayılmasını önlemek ve yok olmasını sağlamaktır.
Enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmaları, doğal (kalıtsal) ve edinsel (adaptive) olmak üzere iki bağışıklığı kapsar. Doğal bağışıklık sistemi, organizmaya ait olmayanı tespit eder. Bu sistem vücuda alınan her maddeyi kontrol etmekle birlikte enfeksiyona karşı organizma savunmasında ilk adımı oluşturur. Doğal bağışıklık sistemi, edinsel bağışıklık sistemine uyarı ve tanıtım görevinde bulunur. Doğal bağışıklık cevabı, ilk birkaç saat içerisinde etkisini gösterir ancak uzun süreli bir yanıt sağlamaz. Edinsel bağışıklık sistemi, yaşam boyu gelişimini sürdürür, farklı çeşitlerde patojenlere ve maddelere özelleşmiş bir biçimde yanıt verir ayrıca antijene özgü olmasıyla beraber hafıza da oluşturur. Bu sistem, ilk defa bir antijenle karşılaştığında uyarılır ve özelleşmiş bir cevap verir, daha sonra aynı antijen tarafından tekrardan uyarıldığında onu tanıyacak şekilde özelleşmiş hafıza hücreleriyle birlikte antijeni tanır ve ona özgü tepkiyi verir. Bu tarz bağışıklığın oluşabilmesi uzun bir süre alabileceğinden dolayı dışarıdan gelebilecek ilk saldırıya cevap veremez, ancak daha sonraki tepkimelerin temelini oluşturur. Edinsel bağışıklık, aktif ve pasif olmak üzere iki şekilde gelişebilir. Pasif bağışıklık, serum ya da bağışıklığı olmayan birine, hazır bir şekilde hücre aktarımı yapılmasıyla sağlanır. Aktif bağışıklık ise hastalığın geçirilmesi ve benim de bu yazının ana konusu olarak aldığım aşıyla beraber gerçekleşmiş olur.

Aşı

Yazıma, özellikle yaşadığımız bu pandemi sürecinde dillerden düşmeyen, bilen bilmeyen herkesin bir şekilde üzerinde yorum yaptığı ve bilimin bize sunduğu en büyük koruyuculardan biri olarak görebileceğimiz aşının ne tür bir bağışıklık sağladığını anlatarak başlamak istedim. Aşı, bağışıklık kazanılması için vücut tarafından tanınması gereken mikrobun dışarıdan daha zararsız bir şekilde bedene aktarılması sırasında kullanılan yöntemdir. Aşılar, çalışma şekillerine göre, zayıflatılmış mikropların, öldürülmüş (etkisizleştirilmiş) mikropların veya mikropların protein parçalarının kullanıldığı aşılar olarak üçe ayrılır. Ölü mikropların ve parçalarının kullanıldığı aşıların, her ne kadar sistemi eğitse ve belirli bir şekilde uyarmış olsa bile zayıflatılarak verilen mikropların kullanıldığı aşılar kadar etkili olamadıkları durumlar ortaya çıkabiliyor. Günümüzde aşılarda kullanılan bir başka yöntem ise, mikropların genetik materyalinin bir kısmının vücuda enjekte edilmesi. Bu yöntem ile birlikte, herhangi bir insan hücresi, mikropta bulunan protein kodunu kullanarak bağışıklık sistemine gerekli tanıtımı yapar. Daha hızlı ve kolay bir şekilde piyasaya sürülebilecek olan bu yöntem, şu anda herkesin sabırsızca beklediği, bazı COVID-19 aşı çeşitlerinde de kullanılıyor.
Aşı tarafından sağlanılan bağışıklık, ömür boyu (kızamık, kabakulak, çiçek hastalığı, tüberküloz vb.) veya birkaç ay kadar kısa süreli (kolera) olabilir. Birçok aşı, mikropla herhangi bir şekilde temasa geçmeden önce yapılırken kuduz virüsü gibi bazı durumlarda aşı, patojene maruz kalındıktan sonra yapılır.

Aşı Üretimi ve COVID-19

Normal şartlar altında aşıların oluşturulup piyasaya sürülme süreçleri zorlu ve uzun süreçlerdir. Ancak bulunduğumuz pandemi sürecinde, dünya üzerinden farklı yerlerde çalışan birçok bilim insanı, COVID-19 aşı gelişiminde çok daha hızlı bir şekilde belirli sonuçları elde etmiştir. Aşı üretiminde, en önemli iki husus, aşının güvenlik ve etkinliğidir. Ortalama aşı üretim süresi, 10-15 yıl olarak kabul edilir. Süreç içerisinde laboratuvarda olumlu sonuçlar elde edildikten sonra, üç fazlı denemelere geçilir. Tedavi, birinci fazda onlarca gönüllü üzerinde denenir. Bu denemelerin başarılı olması durumunda giderek artan sayıda kişilerle deneyin yapıldığı ikinci ve üçüncü faza geçilebilir. İkinci fazda yüzlerce, üçüncü fazda ise binlerce gönüllüden oluşmuş gruplar üzerinde çeşitli denemeler yapılır. Özellikle üçüncü faz, nüfustaki çeşitliliği temsil edebilmesi için çeşitli yaş gruplarını, sağlık problemi olan insanları, hamileleri ve bebekleri de kapsar. Bu fazla birlikte aşının etkinlik ölçüsü, çeşitli yan etkilerinin olup olmadığı belirlenir. Pandemi gibi çok ciddi ve bütün dünyayı her yönden etkileyen durumlarda, riskler en aza indirilmeye çalışılarak, üç fazın çalışmaları aynı anda devam ettirilebilir. Diğer aşı çalışmalarına göre COVID-19 aşısının çok daha hızlı bir şekilde gelişmesinin nedenlerinden biri de COVID-19’un daha önceden çalışmalarına başlanan diğer korona virüslerle aynı aileden olmasıdır.
Üretilen aşının güvenilirliği ve etkinliği onaylandıktan sonra üretim tesisleri kurulur. Her aşının kendine özgü biyolojik ve kimyasal parçaları olduğundan, kendilerine özgü üretim alanlarına ihtiyaçları vardır. Bu tesisler uygun şekillerde kurulduktan sonra, sıra dağıtım ve aşıyı toplumun geneline uygulamaya gelir. Burada devreye bazı sosyoekonomik durumlar ve çeşitli aşı karşıtı grupların uygulamaya çalıştıkları politikalar da girer. Aşılar, yalnızca kişiyi korumakla kalmaz, bulaşıcılığı azaltmakta da önemli etkilerde bulunur. Bu durumda aşı olup olmamak yalnızca bireysel bir karar olmaktan çıkıp halkın sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele haline gelir.
COVID-19 aşısına dair son zamanlarda birçok veri elde edilmiş olmasıyla beraber, aşılama yeni yeni başlamış durumda. Her ne kadar bu kadar kısa bir sürede bu derece önemli bir aşının bulunması pek inandırıcı gelmese de dünya üzerinde bulunan her çeşit bilim insanı, farklı disiplinlerden çalışanlar ve devletlerin şu anda ortak olarak üzerine yoğunlaştıkları konunun bu olduğu unutulmaması gereken öğelerden.
Araştırmacılar şu anda COVID-19’a karşı 64 tip aşıyı insan üzerinde test etmekte, 18’i testin son aşamalarına ulaşmış durumdayken, en az 85 tip aşı ise hayvanlar üzerinde aktif bir şekilde deneyimlenmekte.

(İnsanlarda deneylere başlayan ve hayvanlar üzerinde pozitif sonuçlara ulaşan aşıların listesi)

Türkiye’de COVID-19 Aşısı

Çin merkezli Sinovac şirketinin geliştirdiği CoronaVac’ın üçüncü faz çalışmaları devam ederken Türkiye, bu şirketle 50 milyon doz için sözleşme imzaladığını açıkladı. Bu aşının üretilme tekniğinde enfekte etme özelliğini yitirmiş virüs kullanılıyor. Biontech ve Moderna aşılarının kullandığı mRna tekniğinden daha eski bir yöntem olan bu aşının üretimi için grip aşısında da kullanılan tavuk yumurtası tekniği kullanılıyor. Sinovac üçüncü faz aşı çalışmalarını, içinde Türkiye, Brezilya ve Endonezya gibi hastalık oranı yüksek olan ülkelerin de bulunduğu çeşitli ülkelerde uygulamaya başladı. Brezilya, CoronaVac’ın üçüncü aşamasanın tamamlandığı ilk ülke olmakla beraber sonuçların çarşamba günü duyurulması söz konusuyken hükümet bilgilerin tam bir analizi için 15 gün daha istedi. Aşının sayımı ve araştırmasını yapan bilim insanları, CoronaVac’ın da %95 düzeyinde etkide bulunan diğer COVID-19 aşıları kadar etkili olduğunu umduklarını söyledi. The Wall Street Journal, pazartesi günü CoronaVac faz 3 çalışmalarının uluslararası aşı güvenilirliği testinin %50 etkinlik şartını geçtiğini söylemişti. Türkiye ve Endenozya’daki çalışmalar ise hala sürüyor. Bunun yanında Türkiye’de çeşitli üniversite ve laboratuvarlarda da çeşitli deneyler ve araştırmalar hızlı bir şekilde devam ediyor.
Bilimden korkup, aşıdan kaçanlara…
Gün geçtikçe aşı ve bilim karşıtlarının, seslerini daha da duyurmak ve kendilerine farklı kesimlerden yandaşlar bulabilmek için yarattığı hikayelere yeni bir tanesi daha ekleniyor. Her gün yüzlerce insanın hayatını kaybettiği, zenginlerin daha da zenginleşirken yoksul halkın daha da yoksullaşıp daha da çaresiz kaldığı, sağlık emekçilerinin aylardır rahat bir nefes alamadığı, öğrencilerin çöken sistemler ve zorlanan koşullarla daha da umutsuzlaştığı bu dönemde gelen her yeni ilaç ve aşı haberi, insanları tamamen düşmekten kurtarabilen en önemli şeylerden biriyken, bu tarz gerici insanların sözleri ve “inançları” umudun ve özgürlüğün önüne birer taş koymakta. Araştırmadan, okumadan yorum yapmanın, “İçimize çip takacaklar, öldürecekler bizi.” söylemlerinin böyle kolay bir şekilde yapıldığını görmek, hem bu kadar gülünç hem de bu kadar korkunç olabiliyormuş demek ki. Dünya üzerinde yüzlerce bilim insanının aylardır üzerinde çalışıp, normale dönmemizi sağlamak için yaptıkları araştırma ve deneylere bu tarz hakaretlerin edilmesi ve bilimin bu derece aşağı görülmesi ileride bir bilim insanı olacak beni ve benim gibi birçok meslektaşımı utandıran bir durum. Hiçbir ilacın veya aşının yan etkisinin olmadığı veya olmayacağı söylenmediği gibi, bunların neler olabileceği öngörülmek amaçlı birçok deney ve çalışma da yapılmaktadır. Çeşitli komplo teorileri ve hikayelerle insan ve toplum hayatına zarar veren, bencilliğin dışında bir suç unsuru olarak dahi görülebilecek bu sorumsuz davranış, hayatta kalmak ve gelişmek, iyileşmek için harcanan onca çabaya bir ihanet niteliği taşır. İçtiğimiz sudan, yediğimiz yemeğe kadar üzerinde insan ve emek sömürüsünden bahsettiğimiz bu sistemde, yalnızca aşılar ve ilaçlar üzerinden fiyat tartışması yapılması, bilim karşıtlarının eline verilecek en büyük kozdur. Üzerinde düşünülmesi gereken, bilimin bize sunduğu imkanların çeşitli oyunlar olduğu değil, bu sömürü sisteminden eşit ve ulaşılabilir olanakların nasıl çıkarılabileceğidir.
Biz, aşı karşıtlarına ve gericilere karşı, umudu, bilimi, gelişimi savunuyoruz. Ve her şeye inat bilimin ışığında eşit ve güvenilir bir dünyaya adım attığımızı da biliyoruz.

 

KAYNAKÇA:
https://evrimagaci.org/asi-nedir-nasil-calisir-asilar-hayatimizi-nasil-degistirdi-5349
https://www.wsj.com/articles/chinas-sinovac-delays-covid-19-vaccine-trial-results-11608757865
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55162850
https://www.nytimes.com/interactive/2020/science/coronavirus-vaccine-tracker.html
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-53469570

https://bagisiklik.com/bagisiklik/bagisiklik-ve-bagisiklik-sistemi/

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0