Betonsuz bir gelecek istiyoruz

Betonsuz bir gelecek istiyoruz

Yıllardır Türkiye’de rant uğruna doğa katliamları yapılıp; doğa, yürütülen çevre karşıtı politikalar ile talan edilmesine şahit olduk. Tabiatımız hız kesmeden yok edilmesine şaşıramayacak kadar alışır olduk. Küreselleşme ile gelen doğanın sahibi olduğumuz inancı; her açıdan riskte olan geleceğimizi korkunç bir çıkmaza sürüklüyor. Dünya, yaratılan krizden çıkamayacak konuma sürüklenmektedir.

Taksim düzenlemesi ve Gezi Parkı’na yapılması planlanan AVM ile adını ezberlediğimiz Cengiz Holding, gözlerini Rize’ye bağlı İkizdere köyünün doğasına da dikti. Cengiz Holding’in imza attığı doğa katliamları listesinin oldukça kabarık olduğunu görmekteyiz (Ilısu Barajı, Hasankeyf, 3. İstanbul Havalimanı, Akkuyu Nükleer Santrali…).

Daha az maliyet daha çok kazanç için; taşocağının çevreye, sağlığa ve işçiye olan olumsuz etkileri önemsenmeden rapor hazırlanıyor. Ancak, yayınlanan ÇED raporu ise olayın gerçekliğini yansıtmıyor. Deprem riski yüksek olan bölge için sundukları raporda proje alanının düşük riskli olduğu belirtiliyor. Hayati Yazıcı bilimsel metodolojiye dayanmadan İkizdere’nin vadisindeki taşların eşsiz olduğu kanısına varıyor ve numune alınmasına dahi ihtiyaç duymayıp “teknik bir konu” diyerek olayı trajikomik bir hale sokuyor. Kontrollü gözlem ve deneye dayanarak, bazalt türü için özel denmiyorken yaptıkları açıklamalar oldukça asparagastır.

Öğrenciler okuldan ve eğitimden mahrum kalırken, işçiler her geçen gün geçimsizliği daha fazla hissederken; şirketlere faiz desteği, KDV istisnası, vergi indirimleri ve 6 yıllık sigorta primleri veriliyor.

Geçtiğimiz haftalarda İkizdere halkının para-sever doğa-sevmezlere karşı olan direncine, 62 il barosundan gelen desteğin yanı sıra; siyasiler, gazeteciler ve öğrenciler de giderek çevre halkının mücadelesine ve doğamıza sahip çıktılar.

Sağlığımız, eğitimimiz, tabiatımız ve ekonomimizin güvende olmadığını bir defa daha hissettik. Milyonluk vergiler silinirken, öğrenciler zaten yetmeyen öğrenim kredilerinin borçlarıyla cebelleşiyor ve ek olarak iş garantisi verilmiyor. Eğitimin kredi, sağlığın turizm, doğanın bazalt kadar değeri yok.

Doğa ile savaş halindeyiz, kazanırsak yeşili yalnızca renklerde göreceğiz. Vadi ekosisteminin talan edilmesine izin vermiyor, geleceğimizin betonlaşmasını istemiyoruz!