2022 Bütçesi Öğrencilere Ne Vadediyor ?

2022 Bütçesi Öğrencilere Ne Vadediyor ?

Yeni yıla oldukça az bir süre kalmışken, önümüzdeki günlerde TBMM’nin gündeminde 2022 yılı bütçesi olacak.

Geçtiğimiz 17 Kasım Uluslararası Öğrenciler Günü vesilesiyle, arkadaşlarımızın yoğun çabaları ve katkılarıyla hazırlanan raporda, bütçenin öğrenciler açısından nasıl bir önem taşıdığı yeterince açık bir biçimde ifade edilmişti. Türkiye kötü ekonomi politikaları nedeniyle bir ekonomik krizin pençesindeyken öğrencilerin bu krizin faturasının en çok çıkartıldığı kesimlerin başında geldiği, sayılar ve istatistiklerle gözler önüne serilmişti.

Hem rapora yeniden dikkat çekmek, hem de bazı istatistikleri yeniden hatırlatarak, 2022 yılı için öngörülen bütçenin öğrenci düşmanı bir bütçe olduğunu vurgulamak amacıyla bazı notlarımı paylaşmak istiyorum.

Eğitime Bütçe Yok

 Taslağı sunulan ve üzerine tartışılan 2022 bütçesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’na toplam bütçenin yalnızca %10,79’u ayrılacak. Bununla birlikte eğitim bütçesinin milli gelire oranı, yüzde 2,4 seviyesine gerilemiş olacak. Bu oranların ne kadar yetersiz olduğunu vurgulamak için, eğitim bütçesinin milli gelire oranının OECD ülkelerinde, ortalamayüzde 6 bandında olduğunun altını çizmek yeterli olur.

Eğitimde paranın belirleyiciliği her geçen sene daha da artarken, özelleştirme ve niteliksizleşme furyasından en fazla öğrenciler zarar görüyor. Öğrencilerin müşteri, okulların ve eğitim ise bir yatırım aracı olduğunu düşünen zihniyet yerleşiklik kazanıyor. Hal böyle olunca okullar birer ticarethane gibi kurgulanıyor, öğrencilerin sosyal ve pedagojik ihtiyaçları hiçe sayılıyor. Yalnızca liseler için de değil üstelik, binlerce üniversiteli sosyal imkanları neredeyse hiç olmayan, apartmandan bozma “kampüslerde” derse girerken kendilerinin birer müşteri gibi görüldüğünü hissetmiyor mudur?

Özellikle pandemi döneminde eğitime ayrılması gerektiği halde ayrılmayan ek bütçelere ek olarak özel gereksinimli öğrencilerin karşılaştığı ayrımcı tutumlar da göz önünde bulundurulduğunda, 2022 bütçesinin de maalesef bu konuda gelecek vadettiğini söylemek mümkün değil.

Borçluluk ve Hayat Pahalılığı

Yalnızca bütçe değil, hayat pahalılığı da öğrenciler için bir başka büyük sorun. Halihazırda pek çok öğrenci geçimini yalnızca KYK bursu / kredisi ile karşılamak zorunda kalırken, başının çaresine bakmak zorunda kalan sıra arkadaşlarımız ise okurken çalışmak zorundalar. Çünkü markete, manava, ulaşıma, faturalara yansıyan her zam öğrenciler için katlanarak etki yaratıyor.

Bu sene KYK ödemesinin ne kadar zamlanacağı elbette bir merak konusu, ancak daha da öncesinde yapısal sorunlar bulunuyor. Bunlardan en önemlisi, her sene faiziyle birlikte ödeyeceğimiz meblağ artarken KYK burslarının git gide bize daha az yetiyor olması. Şuanda KYK ödemesi 650 TL olsa da, bir sinema bileti 30 TL’ye ve bir konser bileti en az 100 TL’ye dayanmış durumda. “Bunları yapmazsanız olur biter” diyecekler elbet çıkar, ancak bunlar öğrencilerin sosyal haklarıdır. Zira bunlar olmasa bile, en basit market alışverişinin bile 50 TL’den daha az tutmadığı günümüz koşullarını görmezden gelemeyiz.

Her birimiz durumun farkındayız, ancak ya çözüm? 2022 Bütçesi, öğrencilerin sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını gidermek için herhangi bir ek çözüm ya da fon önerisi barındırıyor mu? Görebildiğimiz kadarıyla hayır. Aksine, daha birkaç ay önce tüm Türkiye’nin gündemine oturan barınma sorununun çözümü için ses çıkartmaya devam eden öğrencilere idari yaptırımlar uygulanıyor, bu konudaki hak arayışlar engelleniyor. Varolan sorunlar çözülmüyor ki, potansiyel sorunlara ilişkin tedbirler alınsın.

Bütçede Ne Var?

Bizim görebildiğimiz kadarıyla 2022 bütçesinde, tıpkı 2021 bütçesinde olduğu gibi öğrenci dostu bir unsur yok. Daha da kötüsü, 2022 yılında karşı karşıya kalacağımız ekonomik yoksulluk ve hayat pahalılığı daha şimdiden 2021’i solda sıfır bırakacağını gösterdi.

Ekonomik hayatta kalma mücadelesinin öğrenciler açısından sertleşeceği günlere hazırlık yapmak, öğrencilerin krizden görebileceği zararları engellemek konusunda Öğrenci Sendikası’na önemli görevler düşeceği kesin. Siyasi partilere öğrenci dostu uygulamaların hayata geçirilmesi, ya da yeni mağduriyetlerin oluşmasının engellenmesi konusunda gerekli presi yapmak ve ne olursa olsun porsiyonu küçültmeye, daha azıyla yetinmeye, dişimizi sıkmaya ikna olmamak gerekiyor. Bu krizi biz yaratmadık ki, biz porsiyonu küçülttükçe sorun çözülsün…

 

  Berat Çelikoğlu

 İstanbul Üniversitesi

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0