DEHB’nin Farkında mısın? – 3

DEHB’nin Farkında mısın? – 3

Seni dinlemediğimi zannediyor olabilirsin, ilgimin bir başka yerde olduğunu düşünebilir, her an kalkıp gitme isteğimi sezebilirsin. Bu yüzden benden uzaklaşabilir hatta beni dışlayabilirsin.

Benimse tek bilmek istediğim, DEHB’den ne kadar haberdarsın?

Çoğu zaman fark edilmiyor olsa da hatta psikiyatrik bir rahatsızlık olmanın yanında, keyfi bir tutum olarak atfedilse bile DEHB, özellikle çocukların ve ergenlerin zihinsel gelişimi açısından önemli bir yer tutmaktadır.

Çocuklarda, ergenlerde ve genç yetişkinlerde sıkça görülen bir psikiyatrik tanı olarak dikkat eksikliği ve hiperaktif bozukluk (kısaca DEHB ya da sadece hiperaktivite) dikkat dağınıklığı, algılamada güçlük, aşırı ve bilinçsiz hareketlilik, çeşitli iletişim güçlükleri ve sosyal sıkıntılar ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır.

Bu probleme sahip bireylerde özellikle erken okul çağında dinleyememe, odaklanamama bunlara bağlı olarak otoriteye karşı gelme takım çalışmasında ve grup etkinliklerinde aktif rol alamamaya bağlı sosyal dezavantajlı durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır.

Ailelerin çocuklarında bu gibi emareleri fark etmeleri durumunda endişeye kapılmamaları, çocuklarının tüm yönleriyle normal bir birey olduğunu kabul etmeleri, hatta çocuklarıyla ortaya çıkabilecek olası olumsuz durumları ortadan kaldırıp, destekleyici rehberlik uygulamalarından faydalanmaları sağlıklı bir aile yapısı açısından elzemdir.

Öğretmen-öğrenci ilişkisi açısından bu durum erken fark edilmez ve gerekli psiko-sosyal destek uygulamalarına başvurulmaz ise bu durum kolayca bir çatışmayı tetikleyip çocuğu okuldan veya bulunduğu ortamdan soğutabilir/uzaklaştırabilir. Bu durum bireyin tüm eğitim hayatı üzerine etkili olabilecek olayların gelişimine sebebiyet verebilir. Bu özellikte bireylerin gözlemci, ebeveyn ya da öğretmenleri tarafından erkenden teşhis edilmesi ve bireysel gelişimi açısından kendisine uygun metodlar izlenilmesi gereklidir.

Akranlar arasında bu durum yer yer sosyal izolasyonlara, bilinçsiz önyargı ile gelişen problemlere sebebiyet verebilir. Bu sakıncalı durum bireyde en başında özgüven kaybına, travmatik yaşantılara, ileriki dönemde uyum problemlerine yol açabilir. Oysa hiperaktif bozukluğa sahip bireyler uygun metodlar ve rehberlik çalışmaları ile çok başarılı olabilirler, hatta destek toplamış bir görüşe göre bu durum yaratıcılığın ve zekanın bir göstergesi olabilir.

Günümüzde yerli ve yabancı birçok ünlü isim bu rahatsızlıktan muzdarip olmakla beraber üretkenliklerinden ve çalışkanlıklarından ödün vermeyip hayatlarında üstün performans sağlayabilmektedirler.

DEHB kişinin hayatını sınırlayabilen bir faktör olsa da ona prangayı vuran asıl etmen, çevresinden gördüğü tutumdur. Bu bireyler hayatlarının ilerleyen evrelerinde kendilerini keşfedip belirli engellerin üstesinden gelseler de onlar için engeli oluşturan faktör bilinçsizlik ve yanlış tutumlar olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Yazar: Atalay Alsancak 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0