Üniversite bütçeleri kütüphaneye yetmiyor mu?

Üniversite bütçeleri kütüphaneye yetmiyor mu?

Yazımıza ilk başta, üniversitenin tanımı ile başlayalım. Üniversite kelimesi Fransızca kökenli olup “Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu.” anlamına gelmektedir. Peki Türkiye’de üniversitelerin faaliyetleri bu tanımla ne kadar örtüşüyor?

Son zamanlarda medyada sıklıkla gördüğümüz birkaç olay üzerinden ilerleyelim. Örneğin geçtiğimiz günlerde, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde bilimsel araştırmalara ayrılan bütçeden okula düdüklü tencere ve mutfak gereçleri alındığı Sayıştay denetimleriyle ortaya çıkmıştı. Necmettin Erbakan Üniversitesi yönetimi ise, üniversitenin kampüsüne 15 bin kişi kapasiteli cami yaptırmak için IBAN hesabı verip destek beklediğini belirtti. Oysa üniversitenin eksiklerinin ne olduğunu, örneğin Hukuk Fakültesi binasının olmadığını belirtmek durumundayım. Bu ve bunun gibi uygulamalara elbette bir sürü örnek verebiliriz. Soruyoruz, onca eksiği olan üniversitelerimizin önceliği bunlar mı olmalıdır? Bu sorular eşliğinde üniversitelerimize ayrılan bütçe, yurtdışında üniversitelere ayrılan bütçe, kişi başına düşen kitap oranı gibi verilere değinelim.

Bütün üniversitelere değinmemiz mümkün olmadığından 2020 Ödenek Cetveli’ni incelediğimizde en fazla ödenek ayrılan birkaç üniversiteyi ele alarak başlayalım. İstanbul Üniversitesi’ne ayrılan bütçe 1.046.547.000, Ankara Üniversitesi’ne ayrılan bütçe 1.147.520.000 ve Ege Üniversitesi’ne ayrılan bütçe 961.561.000’dır. Bir de dünyanın önde gelen bazı üniversitelerinin bütçelerini inceleyelim. Örneğin İngiliz Oxford Üniversitesi’nin bütçesi 6,1 milyar sterlin (1 Sterlin 10.53 Türk Lirası), Stanford Üniversitesi ise 6,8 milyar dolar bütçeye sahip (1 Dolar 8.06 Türk Lirası). Şikago Üniversitesi de 40 milyar 820 milyon TL. Devlet tarafından desteklenen Münih Teknik Üniversitesi’nin bütçesi ise tek başına 15 milyar 214 milyon TL’dir. Peki bu ayrılan bütçelerle üniversitede kişi başına düşen kitap sayısı oranları kaç dersiniz? 2018 YÖK Basılı ve E-Kitap Karnesi’ne baktığımız zaman İstanbul Üniversitesi’ndeki kişi başına düşen kitap oranı 11.076, Ankara Üniversitesi’nde kişi başına düşen kitap oranı 13.43, Ege Üniversitesinde ise 3.59’dur.  YÖK’ün “Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları 2019” raporundan yola çıkarak vakıf üniversitelerinde öğrenci başına kaç kitap düştüğünü de inceleyelim ve üniversite kütüphanelerinin pek de bir değerinin olmadığını bir kez daha hep birlikte görelim.

Toplam 70 üniversitenin yer aldığı raporda, kişi başına düşen kitap sayısı başlığı altında İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi(51), Bilkent Üniversitesi(42), Koç Üniversitesi(32) ile ilk 3’e girmişken, bu saydıklarımla beraber; geri kalan 7 üniversite 2 haneli sayılara ulaşmıştır ancak diğer 60 üniversitede ise kişi başına düşen kitaplar 2 haneli sayılara dahi ulaşamamış durumdadır. Bilkent Üniversitesi 507.596 kitapla birinciliği yakalarken, 257.727 kitapla Koç üniversitesi ikinciliği yakalamıştır.

Elbette sadece kendi ülkemizdeki üniversitelerin verilerini vermek doğru olmaz diyerek Harvard Üniversitesi’nin kütüphanesinde 19 milyon kitap, Oxford Üniversitesi’nin kütüphanesinde 12 ve Cambridge’de ise 8 milyon kitap olduğunu belirtelim.

Üniversitelerimizin bu komik verilerle muasır medeniyetler seviyesine ulaşabileceğine inanmamakla beraber, bilimsel bir öğretim kurumunun nelere ağırlık vermesi gerektiği konusunda epey bir kafa karışıklığı olduğunu, karışıklığın giderilebilmesi için en azından bu verilere bakılması gerektiğini söyleyelim. Üniversitelere ayrılan ödenekler bu şekildeyken,  görüyoruz ki kitap okumaya teşvik etmek, mutfak araç gereçleri kadar önemli bir rol oynamıyor. Üniversitelerimizin asıl eksikliklerinin neler olduğunu hatırlatarak ülkemizde bilimselliğe verilen değerin, bu yönde yapılacak olan çalışmaların hem nitelik olarak hem de nicelik olarak artmasını, bunların üniversite ayağının da aynı şekilde artış göstermesini bekliyoruz.