Mücadelemiz devam ediyor!

Mücadelemiz devam ediyor!

17 Kasım Uluslararası Öğrenciler Günü. Bu tarihi daha önce duymamış olabilirsiniz, neden bu tarih seçildiğini de bilmiyor olabilirsiniz; günümüz koşullarına baktığımızda bu çok olası bir sonuç. Türkiye’de öğrenciler günü eğitim öğretim yılının başladığı ve eylül ayının üçüncü haftasına denk gelen İlköğretim Haftası’nın  son günüdür. Fakat dünyada bu gün 17 Kasım’da kutlanır. Uluslararası Öğrenciler Günü’nün tarihsel bir önemi var.

17 Kasım’ın doğuşu

Avrupa’da 1930’lu yıllarda Alman baskısı giderek artmaktaydı. 28 Ekim 1939’da Çekoslovakya’nın bağımsızlığını kutlamak için Charles Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından gösteri düzenlendi. Gösteri, “Reichsprotektorat” adı verilen işgal yönetimi ile bastırıldı. Gösteri sırasında açılan ateş sonucu öğrenci Jan Opletal ağır yaralandı. Jan Opletal, 14 günlük yaşam mücadelesinden sonra 11 Kasım’da hayatını kaybetti. Bunun üzerine cenazeye katılan binlerce öğrenci, töreni Alman karşıtı bir gösteriye dönüştürdü. Bu gösteriler de sert bir şekilde bastırıldı ve bütün Çek kurumları kapatıldı. 9 öğrenci ve profesörler mahkemeye bile çıkarılmadan 17 Kasım’da idam edilirlerken 1200 öğrenci tutuklanarak toplama kamplarına gönderildi.

Olaylardan iki yıl sonra ilk olarak Londra’da Uluslararası Öğrenci konseyi tarafından yapılan törenlerde anıldı. Uluslararası Öğrenci Birliği ve Avrupa Öğrencileri Ulusal Birlikleri Birleşmiş Milletler nezdinde yoğun girişimlerde bulunmuş ve bu çabalar sonuç verdi. 17 Kasım’ı dünya çapında geleneksel bir öğrenci günü haline getirildi.

“Burası Politeknik…”

Yunanistan, 21 Nisan 1967 sabahına askeri yönetim ile başladı. Demokratik haklar ve özgürlükler askıya alındığı, siyasi partilerin kapatıldığı, politikacıların ve vatandaşların politik görüşleri nedeniyle sürgüne gönderildiği, tutuklandığı ve işkence gördüğü bir dönemdi. Yoğun bir milliyetçilik propagandası yapıldı. Bir süre sonra yasaklar gevşetildi.

1973 yılına geldiğimizdeyse, 1967 yılından beri sürmekte olan askerî cuntaya karşı gerçekleştirilen büyük çaplı ayaklanma gerçekleşti. Atina Ulusal Teknik Üniversitesi öğrencileri askeri yönetimi protesto etmek amacıyla greve gitti. Atina ve diğer üniversitelerden gelen öğrenciler Atina Teknik Üniversitesi’ni işgal ederek ayaklanma çağrısında bulundu. Öğrencilerin üniversitede kurduğu “Özgür Savaşçı” isimli radyo Atina’ya yayına başladı. İktidardaki cuntaya karşı 4 gün boyunca demokrasi yanlısı yayınlar yaptı. Onlar amaçlarına ulaşamadan 17 Kasım sabahı silahlı kuvvetler tarafından kanlı bir baskınla üniversiteden atıldılar. Olaylarda öğrencilerden 34’ü hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı ve bin kadarı göz altına alındı.

“Ferman devletinse üniversiteler bizimdir”

1995-1996 eğitim yılı başlarken yüksek öğrenim katkı paylarına % 400’lere varan zamlar öğrenciler tarafından büyük tepki ile karşılandı. Farklı illerden binlerce öğrenci Ankara’da bir araya geldi. Kızılay’da bir araya gelen binlerce öğrenci polis tarafından çembere alındı. 200’ü gözaltına alınırken toplanan 350 bin dilekçe TBMM Başkanvekili Kamer Genç’e iletildi.

Zamları protesto etmek için Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde 20 öğrenci, İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nden de 17 öğrenci açlık grevine başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde açlık grevi yapmakta olan öğrenciler İstiklal Caddesi’nde polis ile çatıştı.

Meclis Genel Kurulu’na girip dinleyici localarına oturan Hacettepe ve Gazi üniversitelerinden 11 öğrenci, üniversite harçlarına yapılan zammı protesto için ”Paralı Eğitime Hayır” yazılı bir pankart açıp slogan attı ve gözaltına alındı. 11 öğrenciden 8’i tutuklandı, 3’ü tahliye edildi.

İstanbul Üniversitesi’nden 400 kadar öğrenci geceyi okulda geçirdi. Ana kapıda buluşup kampüse dönen öğrenciler, hukuk amfisinde sabahladı. Geceyi hukuk amfisinde geçiren öğrenciler, akşam 20:00’de işgale son verdi. Polisin arka bahçeye kurduğu iki barikatı da yararak çıkan öğrenciler koşarak okulu terk ederken 30’u yakalanarak gözaltına alındı. İstanbul Üniversitesi’nden bin kadar öğrenci, gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılması için rektörlüğe ve ardından Adliye’ye yürüdü, Sultanahmet Parkı’nda oturma eylemi yaptı

11 öğrenci Hacettepe Beytepe Kampüsü’ndeki rektörlük binasında Edebiyat Fakültesi Dekanlığının bulunduğu katın bir odasını 6 saat süreyle işgal etti. Rektör ve dekan ile telefonda görüşen öğrenciler, harç ödemeden kayıt yapılması talebinin kabulü üzerine işgali bitirdi.

Mücadelemiz devam ediyor

Biz öğrencilerin tarihi, mücadele tarihidir. Sadece Türkiye’de değil, Fransa’da ya da Yunanistan’da da değil, dünyanın her yerinde öğrenciler kendi hakları için mücadele etti ve etmeye devam ediyorlar. 1939 yılında Jan Opletal ne söylemişse, 1973 yılında Atina’da arkadaşlarımız ne istemişse, 1996 yılında öğrenci dostlarımız ne için mücadele ettiyse biz de bugün aynı taleplerle buradayız. Biz dün de bugün de eşit, bilimsel ve parasız eğitimi savunuyoruz. Mücadelemiz devam ediyor.