Kelebek gibi uçar arı gibi sokarım: Muhammed Ali’nin hayatı

Kelebek gibi uçar arı gibi sokarım: Muhammed Ali’nin hayatı

Muhammed Ali, ya da doğduğu adıyla Cassius Marcius Clay Jr. Amerika’nın 1942 yılında ırksal ayrımın kanun hâline geldiği Kentucky eyaletinde doğdu. Fakir bir aileden gelen Clay, kimi söylentilere göre çocukluğunda bisikletinin bir panayırda çalınması üzerine konuştuğu polisin tavsiyesi üzerine boksa başlamış ve tekniği, azmi sayesinde hızlıca tanınır olmuştur. Kendisi sadece uğraştığı boks sporuyla  değil, aynı zamanda siyahi hareketinin önde gelen isimlerinden biri olması ve Vietnam Savaşı’na karşı gösterdiği duruşu sayesinde de tanınmıştır.

Muhammed Ali, henüz 12 yaşında başladığı boks kariyerinde oldukça hızlı yükseldi. Sahip olduğu güç ve tekniğin yanı sıra maç öncesinde rakipleriyle yaptığı trash talklarla ve “Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım.” gibi akılda kalıcı sözleriyle ünlendi. Erken kariyeri 1960 Roma Olimpiyatları’ndaki altın madalyası ve dönemin ünlü boksörü Sonny Liston’ı yenerek aldığı altın kemerle herkesin dikkatini çekti. Bu zaferin ardından Müslüman olduğunu açıkladı ve Muhammed Ali ismini aldı. Bu süreçte Malcom X ile yakın bir dostluk kurdu.

Savaş karşıtı Müslüman bir boksör

Dönemin önemli Vietnam Protestoları’na destek vermiş ve vicdani retçi olduğunu “Neden benden Louisville’de siyahiler köpek muamelesi görürken evden binlerce kilometre uzakta Vietnam halkına bomba ve mermi yağdırmaya gitmemi istiyorlar? Hayır, başka bir fakir ulusu talan etmek ve katletmek için binlerce kilometre uzağa gitmeyeceğim. Benim halkımın gerçek düşmanı burada. Dinimi, halkımı veya kendimi kendi özgürlüğü ve bağımsızlığı için savaşan bir halkı köleleştirmeye giderek kirletmeyeceğim.” diyerek açıkladı. Bu açıklamasının ardından profesyonel sporcu lisansı elinden alındı ve 4 yıl hapse mahkûm edildi.

Davalarla boğuştuğu 3 senenin ardından Ali, lisansını yüksek mahkeme kararıyla geri aldı ve ardından çıktığı asrın maçı olarak tanınan Joe Frazier’a karşı maçıyla kariyerinin ilk yenilgisini tattı. Yenilgisinde, Ali’nin davalarla geçen 3 yılın ardından formunun hazır olmadığının etkili olduğu düşünülmektedir. Ardından Ken Norton’la yaptığı maçta da yenilen Ali, hızlıca bir toparlanma sürecine girmiş ve kariyerinin bittiğini iddia eden insanların yanıldığını önce Norton’u ardından da Frazier’ı rövanş maçında devirmeyi başararak herkese göstermiştir.

Muhammed Ali kariyerinin sonlarına doğru Parkinson hastalığına yakalansa da o hastalığını gizleyerek son 2 maça daha çıktı. Kendisinden genç iki rakibine de yenilen Muhammed Ali kariyerine 5 mağlubiyet ve 37’si nakavt olmak üzere 56 galibiyetle son verdi. Uzun yıllar Parkinson hastalığıyla mücadele ettikten sonra 3 Haziran 2016 yılında yaşama veda etti.

Muhammed Ali bağlantılı olduğu siyahi hareketine yön vermiş, sporcu kimliği kadar sistematik ırkçılık, eşitlik ve emperyalizm karşıtlığı gibi konulardaki görüşleriyle döneminin etkili figürlerinden biri olmuştur. Bütün dünyada siyahilerin ve Müslümanların kahramanı, Türkiye’de sayısız insanın sabahın köründe kalkıp boks takip etme sebebidir.