İKÇÜ Tıp Fakültesi’nde neler oluyor?

İKÇÜ Tıp Fakültesi’nde neler oluyor?

Biz İzmir Katip Çelebi Tıp Fakültesi öğrencileriyiz. Ülke genelinde vakalar artarken, pandemi koşulları dahilinde; yüz yüze sınav ve yüz yüze eğitim dayatmalarına itiraz ediyoruz. Sağlığımızı tehlikeye atan kararlara karşılık, öğrenci dayanışmamız ile sesimizi güçlü bir şekilde duyuruyoruz.

  • Üçüncü dönem öğrencileri olarak eğitimimizi online alıp sınav için 27 Kasım’da yüz yüze sınava gelmeye mecbur bırakıldık. Dekanlığa dilekçeler göndermemize, sosyal medyadan çalışma yapmamıza rağmen bu durumu engelleyemedik. 190 kişi Türkiye’nin dört bir yanından havaalanları, toplu taşıma araçları ve yurtlar gibi kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda bırakıldı. Sadece kopya çekilebileceği gerekçesiyle yönetimimiz, hayatımızı göz göre göre tehlikeye attı ve atmaya da devam ediyor.

 

  • Sınav süresince yeterince önlem alınmadı; HES kodu herkese sorulmadı. Siperlik dağıtılacağını söylendi, dağıtılmadı. En azından daha fazla sınıfa ayrılmayı talep ettiğimiz halde 190 kişi; 50 kişilik 4 sınıfa bölündü ve sınavımız 110 dakika sürdü. Ve ertesi gün 28 Kasım’da bir arkadaşımızın COVİD – 19 testinin pozitif olduğunu öğrendik. Şu an bütün sınıf semptom takibi yapıp evde maskeye ve mesafeye uyarak ailemizi kendimizden korumaya çalışıyoruz. Maalesef ki hocalarımızın bizim için yapabildikleri tek şey iyi dileklerini iletmek oldu.

 

  • Şu an birçok arkadaşımız İzmir’de tıkılıp kalmış durumda ve konaklama sıkıntısı çekiyorlar. Yüz yüze eğitim uğruna çağırıldığımız İzmir’de; konaklama, beslenme, internet gibi ihtiyaçlarımız karşılanmıyor. Pandemi şartlarında bir sürü insanın işsiz kaldığını, geçim sıkıntısı yaşadığını; çoğumuzun maddi gelirinin büyük bir kısmı olan hizmet sektörünün de tıkanması ile maddi sıkıntılar yaşadığımızı dile getirmemize rağmen bir destek göremedik. Temel ihtiyaçlarımız ve haklarımız karşılanmıyor. En başta yaşama hakkımız.

 

  • Birçok okulun uzaktan devam etmesine rağmen, dönem 4 ve 5 öğrencileri olarak stajlarımız hastanede devam ediyor. Staj görüyoruz ama aralarda bekleyecek bir alanımız bile yok. Öğle aralarında yemekhanemiz bize yemek vermiyor. Kantinde dar bir alanda yemeğimizi yiyoruz. Hastanede sınıfımız çok küçük, penceresi dâhi yok. Kolaylıkla uzaktan işlenebilecek bazı dersler, haftanın her günü 30 kişilik sınıfta işleniyor. Dolayısıyla teması artırıyor bu uygulamalar.

 

  • Yüz yüze eğitim ve yüz yüze sınavlar; tıp fakültesinin diğer dönemlerinde ve fizyoterapi bölümünde devam ediyor. Hatta 4 Aralık Cuma günü dönem 2’lerin üniversitede ve dönem 4’lerin hastanede yüz yüze sınavı var.

Soruyoruz: Bu kadar insanı, bu ülkenin geleceği olan öğrencileri ve ailelerini tehlikeye atmaya, zora sokmaya gerek var mıydı? Neden tüm sorumluluk biçare öğrencilerin sırtına yükleniyor? Peki sizler de birer hekim olarak neden bu tavrınızda ısrarcısınız? Sesimizi duymanın vakti hala gelmedi mi? Taleplerimizi kabul etmek için neyi bekliyorsunuz?

  • Biz ne virüs kapmak, ne de çevremize yaymak istiyoruz. Öğrenci ve halk sağlığı daha fazla riske atılmasın, eğitim uzaktan olsun.

 

  • Evlerimizi bırakıp geldiğimiz şehirde; kira, fatura, beslenme, ulaşım gibi birçok gider oluştu. Yüz yüze eğitime çağırıp, ekstra maddi gider yaratan üniversite; giderlerimize destek olsun.

 

  • Bize sormadan, bizim hakkımızda aldığınız kararların faturasını bizler ödüyoruz. Öğrenciler ile alakalı konularda karar alırken, öğrenciler karar sürecine dahil edilsin.

Biz tıp öğrencileriyiz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Öğrenci sağlığını gözeterek karar alın ki, insanlara umut olmaya canımız, gücümüz ve hevesimiz kalsın! Karar sürecine öğrenciler dahil edilene dek; sendikalaşmaya, öğrenci dayanışmamızı güçlendirmeye ve kararlarınıza itirazımızı haykırmaya devam edeceğiz.