Geleceksizliğin ve gerçekliğin ortasında: Meslek liseleri

Geleceksizliğin ve gerçekliğin ortasında: Meslek liseleri

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Eğitimi Bakanlığı’nın amaçları doğrultusunda, ortaöğretimi bitiren öğrencilerin devam edebileceği; 4 yıllık eğitim sonunda meslek kazandıran, ülke ekonomisine katkı sağlayacak ara eleman yetiştiren kurumlardır. Cumhuriyet’in ilk zamanlarında kurulan Meslek Liselerine, mesleki ve teknik eğitimin temelden öğretilmesi ve yaygınlaştırılması için özel ilgi gösterilmiş ve bu konuda çalışmalar yapılmıştır. 1923-1925 yılları arasında yetkililerce Meslek Liselerine yapılan ziyaretler ile o güne kadar çok az yönetici ve eğitimcinin dikkatini çeken ve eğitim sistemi içinde düşünülmeyen meslek okullarının ve mesleki eğitimin önemi vurgulanmıştır.

Geçmişten bugüne geldiğimizde ise meslek liselerine atfedilen bu önemin giderek azaldığı, bu liselerin içinin boşaltıldığını görüyoruz. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler akademik alanda kendini var edememiş ve buraya “mecbur” bırakılmış öğrenciler olarak isimlendiriliyor ve bununla birlikte yine akademik alanda niteliksiz bir eğitime maruz bırakılıyor. Meslek liselerinde öğrencilerin bölümleri, mesleğe olan yeteneği ile değil; okuduğu meslek ile ilgisi olmayan derslerden oldukları sınavlar ile belirleniyor ve sonuç olarak meslek liseli öğrenciler kendilerini, istemedikleri bölümlerde bu eğitimi almaya çalışırken buluyor.

Eğitimin niteliksiz olmasının yanı sıra meslek liselerinin fiziksel şartları da bu okullara dair üstünde durulması gereken başlıklardan. Öğrencilerin meslekleri ile ilgili deneyim kazanmaları için kurulan atölyelerde yeteri kadar malzeme olmaması ve olan malzemelerin eski olması atölyede yaşanabilecek riskleri arttırıyor. Öğrenciler bu deneyimleri yaşarken alınmayan güvenlik önemlerinden dolayı güvensiz ve güvencesiz bir biçimde eğitim hayatlarına ve stajlarına devam etmek zorunda kalıyor.

Dikkatimizi çeken bir diğer nokta ise bugünün Türkiye’sini ve eğitim sistemini çok açık bir biçimde özetler durumda: İş yerlerinde beceri eğitimi (staj) adı altında çalıştırılan öğrenciler tam saat çalışmasına rağmen hak ettikleri ücretin neredeyse yarısını alıyor. Öğrenciler mesleklerinin gerektirdiği bilgi ve deneyimi kazanmaya çalışırken uygulanan bu sistem içerisinde ucuz iş gücü olarak görülüyorlar. Öğrenciler uzun saatler boyunca eğitim süreçlerinin gereği olarak, zor şartlar altında, güvencesiz bir biçimde çalışıyor ve bunun karşılığında hak ettiklerinden çok daha düşük ücret alıyorlar. “Staj” adı altında uygulanan bu sistemle birlikte öğrenciler adeta bir sömürü aracı haline geliyor. Meselenin öbür tarafından bakacak olursak da; uygulanan bu sistemle birlikte patronların cebindeki paralar akarken meslek lisesinde okuyan öğrenciler, niteliksiz bir eğitim sürecine maruz bırakılıyor ve çok küçük yaşlardan itibaren bu sömürü sistemiyle tanışıyorlar.

Mesleki ve teknik okullarının, eğitim programı, finansal ve katsayılar gibi birçok sorunu bulunmaktadır. Ancak en önemli sorun, sözü edilen sorunların yıllardır çözüme kavuşturulamamış olması ve bu sorunların şartları giderek ağırlaştırarak tekrar tekrar karşımıza çıkmasıdır. Meslek liselerine dair tüm bu sorunları çözmek için öğrenciler olarak önerilerimizi ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Mesleki ve teknik eğitimin akademik yönden kendi karalarını vermesi sağlanmalıdır.
  • Okul kalite ve standartları artırılmalıdır.
  • Okulların özerkliği ve bütçeleri artırılmalıdır.
  • Yönlendirme ve rehberlik hizmetleri işlevsel hale getirilmelidir.
  • Öğretim kademeleri arasında geçişler yeniden düzenlenmelidir.
  • Mesleki ve teknik eğitim sadece işçi eğitimi ya da mavi yakalıların eğitimi değildir. Bu görünümden kurtarılacak şekilde geliştirilmeli, saygınlığı artırılmalıdır. Mesleki ve teknik eğitime dair yönlendirmeler yapılmalıdır.

Tüm bu çözüm önerilerinin tek başına bir şeyleri çözemeyeceğini ve asıl sorunun en başından beri eğitim sistemi olduğunu biliyoruz. Bahsettiğimiz birçok problem farklı biçimlerde bugünün eğitim sisteminde liselileri etkiliyor ve niteliksiz bir eğitim süreciyle öğrencileri baş başa bırakıyor. Bugün liselerde var olmaya çalışan her öğrenci önündeki yılları düşünerek geleceksizlik kaygısıyla birlikte bu süreci tamamlamaya çalışıyor.

Meslek liselerine dair önümüze çıkan tablo ve bu sürecin özneleri olarak sunduğumuz çözüm önerileri, bizlerin bugünü ve daha da önemlisi yarını, yani geleceğimiz. Meslek liseli öğrenciler olarak geleceğimizi eğitim sisteminin karanlık tarafına, sömüren yanına ve umutsuzluğa bırakmayacağız. Geleceğimizi kendi ellerimizle kurtaracak ve kuracağız!