Eğitim sistemine giren virüs

Eğitim sistemine giren virüs

Koronavirüs hepimizin hayatını olumsuz olarak etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor. Şans eseri ailemizde ya da çevremizde hastalığa yakalanan kimse olmasa bile sosyal hayatı durduran virüs birçok anlamda hayatımızın olağan seyrinin değişmesine neden oldu.

Meselenin kişisel boyutlarını bir kenara bırakırsak en çok tartışılan konu Koronavirüs’ün bir bütün olarak ülke ve dünya ekonomisine etkisi oldu. Virüsün ekonomiyi durdurması tartışmanın merkezine konularak, virüsün etkileri aslında yanlış bir düzlemde ele alındı. Tam aksine, virüsün en büyük etkisi ekonomideki büyük eşitsizlikleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermesi oldu. Devlet tarafından alınan önlemlerden tutun yaşanan sosyal ve ekonomik sorunların hemen hemen tamamı bu sınıfsal eşitsizliklere paralel şekilde gelişti.

Ekonomi tartışmasına çok benzer şekilde virüsün eğitime etkisi de onu durdurmaktan ziyade, eğitim sistemindeki bozuklukları apaçık ortaya çıkarması oldu. Lise ve üniversitelerdeki eğitimin niteliksizliği, öğrenme yerine sınav odaklı yapısı, online (uzaktan) eğitime geçilmesiyle tamamen iflas etti. Buna bir de öğrenciler arasındaki ekonomik eşitsizlikler de eklenince uzaktan eğitim her alanda fiyaskoyla sonuçlandı. Herkesin bildiği ama kimilerinin dile getirmediği ya da çok dile getirilmesinden dolayı sıradanlaşan eğitim sisteminin sefaleti eğitim sistemine giren virüsle görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştı.

Korona sonrası için yapılan ülke ekonomilerinin farklı bir şekilde yeniden ele alınması gerekliliği gibi eğitim sistemimizin de farklı bir temelde öğrenim odaklı, rekabetçilikten uzak bir anlayışla kurulması gerektiğini hepimize gösterdi.

Peki bu dönemde hiç mi olumlu bir gelişme olmadı? Ne mutlu ki bu soruya cevabımız evet değil. Birçok farklı üniversitedensorun yaşayan öğrencilerin dayanışmayla bir araya geldiğini gördük. Fiziksel olarak birbirlerinden uzakta olmalarına rağmen ortak bir mücadelenin parçası oldular ve bu bozuk sistemi bir nebze olsun iyileştirebilecek taleplerinin hayata geçirilmesini sağladılar. Bu dönemde Türkiye’nin her köşesine ulaşan Öğrenci Sendikası ve üniversite dayanışma ağları hiçbir öğrencinin yalnız kalmayacağını, beraber mücadelenin mümkün olduğunu gösterdi. Umuyoruz ki bu tecrübe birikimi okullarımıza geri döndüğümüzde gelişerek devam edecek ve öğrenci dayanışmasıyla birlik olmamızı sağlayacaktır.