Bir çizgi roman karakterinden fazlası: Rorschach

Bir çizgi roman karakterinden fazlası: Rorschach

DC’nin çizgi romanlarda yakaladığı başarıyı filmlerine çok da yansıtamamış olmasına rağmen, Watchmen hem çizgi romanlarıyla, hem de filmiyle hayranlarına kendini sevdirmiş bir seridir. Bu yazımda, şahsen serideki en sevdiğim karakter olan Rorschach üzerinde duracağım.

Watchmen (Gözcüler), çizgi roman dâhisi Alan Moore tarafından yazılmış, Dave Gibbons tarafından çizilmiş, 1986 ve 1987 arasında DC Comics tarafından 12 ciltlik seri halinde çıkartılmış bir çizgi roman serisidir. 2009’da Zack Snyder yönetmenliğinde beyaz perdeye uyarlanmış, 2019 yılında ise HBO tarafından bir mini dizisi çekilmiştir.

Rorschach ise bu çizgi roman serisinde karşımıza bir anti-kahraman olarak çıkmaktadır. Seride aslında pek çok ana karakter olsa da, Rorschach olayların gidişatını büyük bir ölçüde etkilemiş olduğu için en çok sevilen karakterler arasındadır. Bu karaktere serinin protagonisti desek yanlış ifade etmiş olmayız. Peki, Rorschach’i bize bu kadar sevdiren nedir?

Asıl ismi Walter Kovacs olan karakter, takma adını ünlü psikoloji testlerinden biri olan Rorschach Testi’nden almıştır. Maskesi iki kat lateks arasında ısı ve basınca dayanıklı akışmaz sıvılardan oluşmaktadır, bu beyaz ve siyah sıvılar asla birbirine karışmaz. Darbe aldığında şekli bozulabilen bu sıvılar, normal halleriyle tıpkı rorschach testini andırdığı için, karaktere bu ad verilmiştir.

Walter Kovacs; annesi fuhuşa mecbur bırakılmış ve oğluna hiç sevgi göstermeyen bir kadın olarak resmedilmiş, bundan dolayı yaşıtları tarafından oldukça baskıya ve alaya maruz bırakılan, sonunda ise bu baskılara şiddetle karşılık vermeye başlamış bir çocuk olarak geçmişine değiniliyor. Sonrasında Rorschach olarak dönemin suç karşıtı ekibi olan Watchmen ekibine katılıyor ancak diğer kahramanlarla arasında oldukça büyük farklılıklar var. Adalet anlayışını devlet ve polisle sınırlandırmayıp kendi adaletini kendisi sağlaması sebebiyle Batman’e benzediği söylenebilir ancak alakası dahi yoktur. Öldürme konusunda oldukça vahşi olan Rorschach, en ünlü repliklerinden biri olan “İyiler tutuklanır, köpekler itlaf edilir.” cümlesi ile hareket ederek, adaleti sağladığını düşünmektedir.

Nadiren gözüken bir özellik olarak, günlük tutan Rorschach, yaşadığı neredeyse her olayı, öldürdüğü bütün suçluları bu günlükte kayıt altında tutmaktadır. Maskenin altındaki şahsiyetini tamamen yok ederek sadece Rorschach olarak yaşayan, asıl kimliğini o olarak gören Walter; Rorschach’in korkudan, zayıflıktan ve şehvetten uzak, şehrin gerçek yüzünü görmüş ve kötüleri cezalandıran biri olduğu düşünüyor.

“Toplumun boğazına kadar pisliğe battığını gördü mü ona bir daha sırtını dönemez.” cümlesiyle aslında Rorschach’in ortaya çıkışını da betimleyen karakterimiz, toplumun bütün kötü yanlarını gördüğünü, adaletin sağlanması gerektiğini, bunu ise ancak o ve ekip arkadaşlarının yapabileceğini düşünmektedir. Ancak bu çürümüşlüğün toplumun bir suçu ya da isteği sonucunda olmadığı, buna itildiği açıktır.

“Tanrı dünyayı böyle yaratmadı. Biz bu hale getirdik.” diyerek suçun insanoğlunda olduğunu da iddia etmiştir.

Hapishaneye düştüğünde dahi Rorschach’den ödün vermeyen Walter, suçluların sayıca fazla olmalarına rağmen tehlikede olduklarını ifade etmek için filmde şu ünlü repliği söylemiştir:

“Hiçbiriniz farkında değilsiniz. Beni buraya sizinle hapsetmediler. Sizi benimle buraya hapsettiler.”

Toplumun çürümüşlüğünden ve kötülüğünden son derece öfkeli olan Rorschach’in aynı anda sisteme ve devlete de karşı olması, bireysel olarak hareket etmesi ve ‘göze göz dişe diş’ tarzındaki adalet anlayışı bu karakteri okurlara ve izleyicilere kendisini sevdirmeyi başarmıştır. Ancak bu adalet anlayışı ve bireysellik çizgi romanda hoş gibi gözükse gerçek hayatta topluma getirisi vahşet ve kaostur.

Rorschach’e duyulan sevginin yanında eleştirilmesi gereken pek çok noktası da bulunmaktadır. Adaleti sağlama şekli, adalet anlayışı, toplum hakkında düşünceleri başta olmak üzere realitede son derece yanlış ve problemli birçok yanı olduğunu da kabul etmek gerekir.

Günümüzde bu kadar içi dolu ve üzerinde düşünülmüş karakter bulmak çok zor olduğu için, Rorschach karakteri çizgi roman hayranları tarafından sevilmektedir. En ünlü repliğiyle yazımı sonlandırmadan önce, çizgi romanlara sadece bir avuç kahraman ve kötülerden ibaret olarak bakılmaması gerektiğini, aslında birçok çizgi roman karakterinin felsefi ya da toplumsal açıdan derin hikayeler barındırdığını hatırlatmak isterim.

“Bir fıkra hatırlıyorum. Adam doktora gider. Depresyonda olduğunu söyler. Hayatın acı ve zalim olduğunu, kendini bu tehditkar dünyada yalnız hissettiğini söyler. Doktor ise ‘Pagliacci şehirde. Git onu gör. Seni neşelendirir.’ der. Adam gözyaşları içerisinde cevap verir, ‘Ama doktor, Pagliacci benim zaten.’ Herkes bu fıkraya güler, sahne kapanır, ışıklar söner. “

 

Kaynakça:

https://tr.wikiquote.org/wiki/Watchmen

https://kahramangiller.com/cizgi-roman/watchmen-gozculeri-kim-gozluyor/

https://www.bilimkurgukulubu.com/edebiyat/cizgi-roman/bir-cizgi-roman-klasigi-watchmen/

https://www.litcharts.com/lit/watchmen/symbols/rorschach-s-mask