Hakkımıza Sahip Çıktık ama Soruyoruz!

Hakkımıza Sahip Çıktık ama Soruyoruz!

HAKKIMIZA SAHİP ÇIKTIK!

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul Üniversitesi rektörlüğü, skandal bir karara imza atarak indirimli yemek hakkımızı günde 3 öğünden 1 öğüne düşürmüş, 2. öğünü yemek isteyenlerin ise 3.5 TL yerine 18.5 TL ödemesi gerekeceğini duyurmuştu.

Okurken bir yandan çalışmak zorunda kalan biz öğrencilerin, bu karara karşı bir araya gelmekten ve mücadele etmekten başka hiçbir şansı yoktu. Ekonomik krizin faturası bize kesilemez, kriz yemeğimize zam yapılarak çözulemez diyerek çıktığımız yolda, rektörlüğe geri adım attırdık!

Hakkımız’ kazandık, öğün ve indirim hakkımızı geri aldık ancak bunun bir de bedeli oldu elbette. Biz bu hakkı kazanmanın bedelini, “Oğrenci kartımda 1 lira kalmış” diyen ve işsizliğe, yoksulluğa daha fazla dayanamayarak yaşamına son veren Sibel’in canıyla ve geçtiğimiz günlerde okul önünde sanki birer düşmanmışız gibi yediğimiz coplarla ödedik.

Soruyoruz: Bu hakkı kazanmak için polisten dayak yememiz ya da bir arkadaşımızı yitirmemiz mi gerekiyordu? Üniversite yönetimi neden bize düşman muamelesi yapıyor?

Biliyoruz, artık ne yapsak da Sibel’i geri getiremeyiz. Ancak bir araya gelmeye, mücadeleye etmeye ve hakkımızı savunmaya devam edersek başka arkadaşlarımızı işsizliğin, yoksulluğun, sefaletin pençesine düşmekten kurtarabiliriz.

Sibel’e sözümüz söz: Asla yalnız kalmayacağız, birbirimizi yalnız bırakmayacağız! Hayallerimizin peşinden gideceğiz!

GELECEĞİMİZİ KURTARACAĞIZ!